Sinir hücrelerinin “kablo” gibi uzanan kısmını (akson) saran miyelin, mesajların hızlı ve düzgün iletilmesini sağlıyor. Araştırmacılara göre uykusuzluk, özellikle miyelin üretimi ve bakımıyla ilişkili hücrelerde kimyasal dengeleri bozuyor. Bu hücreler, miyelinin önemli bileşenlerinden biri olan kolesterolün yönetiminde kritik rol oynuyor.
Ekip, 185 sağlıklı gönüllünün beyin taramalarını inceleyerek, uyku kalitesi düştükçe beynin “beyaz madde” yapılarında bütünlüğün zayıfladığına işaret eden bulgulara ulaştı. Ardından hayvan deneylerinde daha net bir tablo ortaya çıktı: 10 gün uykusuz bırakılan deneklerde sinir liflerinin kalınlığı değişmezken, aksonları saran miyelin kılıfın daha ince olduğu görüldü.
Beynin bazı bölgeleri arasındaki sinyalleşmenin de belirgin biçimde yavaşladığı, hatta iletim hızındaki düşüşün yaklaşık 3’te 1’e vardığı bildirildi. Bu yavaşlamanın, hafıza ve fiziksel performans testlerinde “yorgunluk” ve “bulanıklık” gibi etkilerle kendini gösterdiği aktarıldı.
Araştırmanın dikkat çeken kısmı ise “neden” tarafı: Genetik incelemeler, miyelinle ilişkili hücrelerin kolesterolü eskisi kadar verimli taşıyamadığını gösterdi. Ekip, kolesterol aktarımını toparlamaya yönelik bir ilaç (siklodekstrin) verdiklerinde, hayvanlarda motor beceri ve hafıza testlerinde iyileşme gözlemledi. Bu da uykusuzluğun etkisinin “sadece his” değil, biyolojik bir mekanizmayla bağlantılı olabileceğini destekliyor.
Araştırmacılar, bulguların büyük bölümünün hayvan modellerine dayandığını ve insanlar için daha fazla çalışmayla doğrulanması gerektiğini not ediyor. Yine de sonuçlar, modern yaşamda giderek yaygınlaşan uykusuzluğun neden tepki süresini uzattığını, hataları artırdığını ve zihni ağırlaştırdığını açıklayan güçlü bir ipucu sunuyor.