Hindistan’daki Indian Institute of Science (IISc) ekibinin ortaya koyduğu çalışma da tam bu noktaya oturuyor: Araştırmacılar, moleküllerden yapılmış ve uyarılma şekline göre hafıza, mantık kapısı, seçici anahtar, analog işlemci hatta yapay sinaps gibi davranabilen minik elektronik cihazlar geliştirdi.

Moleküler elektronik fikri yarım asırdan uzun süredir gündemde: Transistörleri, kabloları ve devre elemanlarını “molekül ölçeğine” indirip yepyeni bir elektronik altyapı kurmak… Kulağa şiir gibi geliyor ama bugüne kadar pratikte zordu. Çünkü gerçek bir cihazın içinde moleküller, ders kitaplarındaki gibi tek tek ve izole şekilde davranmıyor. Tam tersine, kalabalık bir ağın parçası oluyorlar: Elektronlar akarken iyonlar yer değiştiriyor, ara yüzeyler zamanla dönüşüyor ve molekülün şeklindeki milimetrik değil, atomik ölçekteki küçük farklılıklar bile sistemi bambaşka bir moda sokabiliyor. Yani “öngörmesi zor” bir karmaşıklık var.

IISc ekibinin yaklaşımı, bu karmaşıklığı bir dezavantaj değil, çok amaçlı işlev üretmenin kaynağı olarak kullanmaya dayanıyor.

Araştırmacılar rutenyum temelli 17 farklı moleküler yapı tasarladı. Ardından bu moleküllerin çevresindeki kimyasal düzeni (ligandlar) ve iyonik ortamı hassas biçimde ayarlayarak, cihazın nasıl davranacağını düzenledi. Sonuç: Aynı cihaz, verilen uyarıya göre farklı rollere bürünebiliyor.

* Hafıza gibi davranıp bir bilgiyi saklayabiliyor,

* Mantık kapısı gibi çalışıp basit hesaplar yapabiliyor,