Olayın uzun sürmesi, bilim insanlarına “Böyle bir şey nasıl mümkün olabilir?” sorusunu sordurdu. Çalışmada yer alan ekipler, patlamanın ardından oluşan sönük ışımayı yakalamak için dünyanın en büyük yer teleskoplarını ve uzay gözlemevlerini peş peşe devreye soktu.
GRB 250702B, adından da anlaşılacağı gibi 2 Temmuz 2025 civarında tespit edildi. “Süre rekoru” denmesinin nedeni şu: Patlamanın yüksek enerjili ışıması, klasik GRB’lerde görülen kısa “parlama” davranışını kırdı ve saatler boyunca devam etti. Bu kadar uzun süreli enerji boşalımı, standart açıklamalara pek uymuyor.
UNC-Chapel Hill’den araştırmacıların da içinde yer aldığı ekip, bu yüzden olayı yalnızca “çok güçlü” diye değil, aynı zamanda “sınıf dışı” bir vaka olarak görüyor. Çünkü süre uzadıkça, patlamayı besleyen mekanizmanın da olağanüstü şekilde “dayanıklı” olması gerekiyor.
Gözlemler ilginç bir ayrıntıyı daha gösterdi: Patlama, tozla dolu bir ev sahibi galaksiden geliyor. Bu toz, görünür ışığı adeta bir perde gibi bloke ettiği için olayın izleri daha çok kızılötesi ve yüksek enerjili bantlarda takip edilebildi.
Ekiplerin aktardığı tabloya göre, patlama sırasında ortaya çıkan dar bir jet, şans eseri tam Dünya’ya doğru yönelmiş olabilir. Jetin hızı ise en az ışık hızının yüzde 99’u seviyesinde. Bu tip jetler, çevredeki maddeyle çarpıştığında günler hatta haftalar sürebilen “sonradan parıltı”yı üretiyor ve astronomlara olayın yaşandığı ortamı okuma fırsatı veriyor.
Gama ışını patlamalarının en bilinen iki kaynağı var: çok büyük bir yıldızın çökerek kara delik oluşturması ya da nötron yıldızlarının birleşmesi. Ancak GRB 250702B’nin “7 saat” ölçeğindeki davranışı, bu klasik senaryolarda beklenen sürelerin dışına taşıyor.