Akbank ve Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Bankanın “Dönüşümde Gelecek Var” projesi kapsamında İleri Dönüşüm Çalışmaları Protokolü imzaladı. Protokole ilişkin düzenlenen basın toplantısı, Millî Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü Projeler ve Sosyal Ortaklar Daire Başkanı Gökçen Adanur ve Akbank Marka ve İletişim Başkanı Beril Alakoç’un katılımlarıyla gerçekleşti.
Akbank ve Millî Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan ileri dönüşüm odaklı protokol ile birlikte ileri dönüşüm yaklaşımının mesleki eğitimin bir parçası hâline getirilmesi ve tüm Türkiye’de yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda meslek liselerinin mobilya ve iç mekân tasarımı eğitim modeline ileri dönüşüm odaklı bir modül entegre edilecek.
Protokol kapsamında MEB’in Sıfır Atık çalışmalarının önemli bir adımı olarak, bir yıllık süreçte bin öğretmen ileri dönüşümde uzmanlaşmak üzere eğitimci eğitimlerine katılacak. Akbank, eğitimlere katılan öğretmenler için bin adet dizüstü bilgisayar sağlayarak hazırlık süreçlerinin teorik bilgiyle olduğu gibi teknolojiyle de desteklenmesine katkı sunacak. Meslek liselerinde ileri dönüşüm teknik eğitimleri ise 2026–2027 eğitim ve öğretim yılı itibarıyla başlayacak. Akbank ve MEB arasında gerçekleşen iş birliği sayesinde Türkiye çapında binlerce öğrencinin ileri dönüşüm tekniklerini öğrenmeleri hedefleniyor. Böylece Akbank ve MEB iş birliğinde Dönüşümde Gelecek Var, geleceğin ileri dönüşüm ustalarının Türkiye genelinde yetişmesine ve döngüsel modellerin yaygınlaşmasına hizmet edecek.
Millî Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğü Projeler ve Sosyal Ortaklar Daire Başkanı Gökçen Adanur, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda geleceğe yapılan yatırımları desteklemeyi önemsiyoruz. Çünkü eğitim hepimizin sorumluluğu. Devletin, kamunun, kurum ve kuruluşların, sivil toplumun ve özel sektörün iş birliği içinde rol alması hâlinde eğitim çok daha güçlü olacaktır.
‘Dönüşümde Gelecek Var’ da bu anlayışın önemli örneklerinden biri. Akbank ile bu projeyi hayata geçirmeyi gönüllülükle istememizin temel nedeni, bu ortaklığın eğitime yönelik sorumluluk anlayışının somut bir yansıması olmasıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında biz her zaman ‘erdem, değer ve eylem’i birlikte önceliklendiriyoruz. Çünkü eyleme dönüşmeyen hiçbir değer ya da erdem, öğrencilerimizde kalıcı bir davranış değişikliği oluşturmaz. Çocuklarımızın yaparak, yaşayarak öğrenmesi bu nedenle büyük önem taşıyor.