Bu tür cisimlerde dönüş hızının değişmesi yeni değil. Ancak araştırmacılara göre 41P’nin yaşadığı değişim, hem hızı hem de büyüklüğüyle “rekor” kıracak kadar sıra dışı. 

Gözlemler, 41P’nin 2017 Mart ayında kendi ekseni etrafında yaklaşık 20 saatte bir döndüğünü gösteriyordu. Mayıs ayına gelindiğinde bu süre 53 saate çıktı; yani kuyrukluyıldız belirgin şekilde “yavaşladı”. Daha da ilginci, aynı yılın ilerleyen dönemlerinde dönüş süresi bu kez 14,4 saate kadar kısaldı.

Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles (UCLA) astronomlarından David Jewitt, bu ani kısalmanın en makul açıklamasının “dönüşün önce sıfıra kadar yavaşlayıp sonra ters yönde yeniden başlaması” olduğunu belirtiyor. Kuyruklu yıldızın ışık eğrisi ölçümleri dönüş hızını veriyor ama doğrudan “hangi yöne döndüğünü” göstermiyor. Jewitt, Hubble Uzay Teleskobu’nun arşiv verilerinden hesaplanan yeni boyut tahminleriyle ışık eğrilerini birleştirince, tabloyu ancak böyle tutarlı şekilde açıklayabildi. 

Peki bu nasıl oluyor? Kuyruklu yıldızlar, kaya ve buz karışımından oluşan gevşek yapılı cisimler. Güneş’e yaklaşınca yüzeylerindeki buz, eriyip akmak yerine doğrudan gaza dönüşüyor. Bu süreçte yüzeyden gaz jetleri ve fışkırmalar çıkıyor. Her jet, çekirdeğe küçük bir “itki” uyguluyor; bu da kuyrukluyıldızın dönmesini hızlandırabiliyor ya da yavaşlatabiliyor.

41P’nin çapı yaklaşık 1 kilometre civarında. Yani görece küçük bir cisim. Bilim insanlarına göre bu da jetlerin etkisini büyütüyor: Güneş’in ısıtması dengesiz olursa veya buz dağılımı tek tarafa daha yoğunsa, jetlerin oluşturduğu tork bir anda dramatik değişimler yaratabiliyor. 

Jewitt’in hesaplarına göre 41P’nin dönüş hızı 2017’de görülen tempoda değişmeye devam ederse, kuyruklu yıldız birkaç on yıl içinde kendi kendini parçalayabilecek bir dönme rejimine girebilir. Ancak bunun gerçekleşip gerçekleşmediği henüz net değil; çünkü 41P’nin Eylül 2022’deki Güneş’e yakın geçişine (perihelion) ait yayımlanmış bir dönüş hızı ölçümü bulunmuyor.