ABD’nin Austin kentinde düzenlenen SXSW konferansında konuşan Pei, özellikle yazılım tarafında büyük bir kırılmanın yaklaştığını söyledi. Ona göre bugün birçok girişimin temel değeri uygulamalarda yatıyor olsa da bu yapı kalıcı olmayabilir. Pei, “İnsanlar şunu anlamalı: Uygulamalar ortadan kalkacak” diyerek bu dönüşümün teknoloji dünyasını kökten etkileyebileceğini savundu.
Pei’nin işaret ettiği tablo, klasik akıllı telefon mantığının sorgulanmasına dayanıyor. Bugün kullanıcılar hâlâ kilit ekranı, ana ekran, uygulamalar ve uygulama mağazaları üzerinden ilerleyen bir düzende telefon kullanıyor. Pei’ye göre bu yapı, iPhone öncesi dönemdeki kişisel dijital asistan mantığından çok da farklı değil. Teknoloji büyük ölçüde ilerlemiş olsa da, insanların cihazlarla kurduğu ilişki yaklaşık 20 yıldır aynı temel mantık etrafında dönüyor.
Carl Pei’ye göre ilk aşamada kullanıcı adına işlem yapabilen yapay zekâ özellikleri yaygınlaşacak. Uçak bileti almak, otel rezervasyonu yapmak ya da günlük bazı görevleri yerine getirmek gibi işlemler, yapay zekâ destekli sistemlerle daha kolay hale gelecek. Ancak Pei, bunu geçiş aşaması olarak görüyor. Ona göre asıl büyük değişim, yapay zekânın kullanıcıyı uzun vadede tanımaya başlamasıyla yaşanacak.
Bu modelde cihaz yalnızca verilen komutları yerine getiren bir araç olmayacak. Kullanıcının alışkanlıklarını, hedeflerini ve ihtiyaçlarını öğrenen sistem; zamanla öneriler sunan, hatta kullanıcı henüz düşünmeden bazı ihtiyaçları öngörebilen bir yardımcıya dönüşecek. Pei, örnek olarak daha sağlıklı yaşamak isteyen bir kullanıcıyı verdi. Ona göre geleceğin cihazı, bu hedefi anlayarak günlük yaşamda küçük yönlendirmeler yapabilecek.
Pei’nin anlattığı vizyonda yapay zekâ, yalnızca soru sorulduğunda cevap veren bir sistem olmaktan çıkıyor. Bunun yerine kullanıcıyı tanıyan, bağlamı kavrayan ve hayatı kolaylaştırmak için inisiyatif alabilen bir dijital aracıya dönüşüyor. Böylece telefonda işlem yapmak için birden fazla adım izlemek gerekmeyecek.
Pei, bugünkü telefon deneyiminin gereğinden fazla parçalı olduğunu savunuyor. Basit bir kahve buluşması ayarlamak için bile mesajlaşma uygulaması, harita servisi, taksi çağırma uygulaması ve takvim gibi birden fazla araca ihtiyaç duyulduğunu hatırlatıyor. Ona göre kullanıcı için önemli olan bu uygulamaların kendisi değil, ulaşmak istediği sonuç.