Yapay zeka fikri aslında çok eskilere, 1950’lere dayanıyor. 1956’da Dartmouth College’da düzenlenen bir konferansta “yapay zeka” terimi ilk kez resmen kullanılmış ve makinelerin insan gibi düşünme yeteneğine kavuşacağı hayali ortaya atılmıştı. Uzun yıllar durgunluk dönemleri yaşasa da, son on yılda derin öğrenme teknolojileri ve büyük veri sayesinde inanılmaz bir sıçrama yaptı.

2022’de OpenAI’nin ChatGPT’yi kamuoyuna sunmasıyla ise yapay zeka hayatımıza adeta bir fırtına gibi girdi. Kısa sürede insan gibi sohbet edebilen, karmaşık sorunları çözebilen ve internet aramalarını kökünden değiştiren bir araç haline geldi. Teknoloji devleri bu alana trilyonlarca dolar yatırırken, Anthropic gibi yeni nesil şirketler de Claude gibi modellerle kurumsal dünyada hızla yol aldı. Wall Street’te halka arz heyecanları yaşanırken, AI hem tıpta, eğitimde hem de günlük hayatta devrim vaat ediyordu.Ancak bu hızlı yükselişin karanlık bir yanı da var. Verimliliği artırma vaadiyle başlayan süreç, birçok sektörde işten çıkarmalara yol açtı.

Intuit’in küresel iş gücünün yüzde 17’sini tek seferde işten çıkarması gibi örnekler artarken, eski Google CEO’su Eric Schmidt’in bir üniversite mezuniyet töreninde öğrenciler tarafından yuhalanması toplumsal tepkinin boyutunu gösterdi. Siyasi propagandadan eğlence sektörüne, hatta savaş alanlarına kadar uzanan kullanım potansiyeli nedeniyle dünya liderleri ve Papa Leo XIV dahi uyarılarını üst üste dile getirdi.

İşte bu atmosferde Reuters/Ipsos’un 3-8 Haziran tarihleri arasında 4.531 Amerikalı yetişkinle gerçekleştirdiği anket, toplumdaki derin kaygıyı gün yüzüne çıkardı.

Ankete göre Amerikalıların yarısından fazlası (%53) yapay zekanın kendisi veya ev halkından birini işsiz bırakmasından endişe ediyor. Bu korku yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi arasında oldukça dengeli dağılıyor. Katılımcıların yüzde 37’si bu konuda hiç endişe duymadığını söylerken, yüzde 10’u kararsız kaldı ya da cevap vermedi.Endişe seviyesi siyasi görüşe göre de belirgin farklar gösteriyor. Demokrat seçmenlerin yüzde 61’i yapay zekâ nedeniyle iş kaybı korkusu taşırken, bu oran Cumhuriyetçiler’de yüzde 47’de kalıyor. Demokratların daha yüksek eğitimli taban yapısı bu farkta etkili görünüyor.

Ankette dikkat çeken bir diğer nokta ise AI modelleri kullanım alışkanlıkları. Üniversite mezunlarının yüzde 50’si yapay zekayı düzenli kullandığını belirtirken, bu oran lisans eğitimi olmayanlarda yüzde 34, genel ortalamada ise yüzde 40 seviyesinde. Kullanım arttıkça endişe de paralel biçimde yükseliyor. Amerikalıların yüzde 73’ü yapay zekanın daha yaygın kullanımından kaygı duyduğunu ifade etti; bu oran 2023 anketine göre yüzde 5 puan artış gösterdi.