Trabzonspor Kulübü Başkanı Ertuğrul Doğan, kulübün dergisinin bu ayki sayısında bir yazı yazdı. Doğan, Trabzonspor'un varoluşunun bir ihtiyaçtan öte güçlü bir başkaldırının eseri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"İstanbul merkezli düzene karşı Anadolu'nun sesi, emeğin ve sarsılmaz inancın sahadaki temsili olarak sahneye çıktı. Bu kulüp kupalardan evvel sapasağlam bir karakter inşa etti ve başarıdan evvel tavizsiz bir duruş sergiledi. Trabzonspor'un ruhu teslimiyeti elinin tersiyle iten, mücadeleyi kutsal sayan ve zorluğu kabullenmek yerine ona meydan okuyan bir anlayışla yoğrulmuştur. Bordo-mavili forma alelade bir kumaş parçasının çok ötesinde anlamlar barındırır. O forma alın terinin, inancın, inadın ve haysiyetin simgesidir. Sahaya adım atan her oyuncu aslında koca bir şehrin geçmişini ve koca bir camianın direncini omuzlarında taşımaktadır."
Trabzonspor'un, başkalarının kurguladığı hikayelerde yardımcı rolü üstlenmeyi asla kabul etmediğini, kendi kaderini kendi kalemiyle nakşettiğini vurgulayan Doğan, "Bu kulüp mevcut sistemin içinde sıradan bir parça olmak amacıyla varlık göstermenin aksine, sistemi zorlamak ve ona yön vermek üzere sahneye çıkmıştır. Kuruluş felsefemizin özü budur. Boyun eğmek yerine cenk etmek, kabullenmek yerine değiştirmek. Bordo-mavi çizginin temeli işte bu sarsılmaz karakterdir." ifadelerini kullandı.
"TRABZONSPOR AYNI ÇİZGİDE YÜRÜMEYE DEVAM EDİYOR"
Bordo-mavili taraftarlara seslenen Doğan, şunları kaydetti:
"Merhum başkanımız Özkan Sümer'in ifadesi kimliğimizi en berrak haliyle özetlemektedir, 'Trabzonspor büyüklerle sevişerek değil, savaşarak büyük olmuştur.' Dolayısıyla Trabzonspor'un büyüklüğü başkalarıyla kıyaslanamaz. Biz kendi ışığımızı kendimiz yakarız. Biz bize yeteriz. Bugün geldiğimiz noktada Trabzonspor taviz vermeden aynı çizgide yürümeye devam ediyor. Zaman akıp gider, kadrolar yenilenir, şartlar başkalaşır fakat bu kulübün duruşu hep baki kalır. Trabzonspor'a sınır çizmeye yeltenmek yahut onu kalıplara hapsetmeye çalışmak boş bir gayrettir."