Milli Güreşçi Rıza Kayaalp, 2026 yılındaki ilk röportajını Demirören Haber Ajansı'na (DHA) özel verdi. Spor Tahkim Mahkemesi’nin (CAS) aldığı kararın ardından yeniden minderlere dönüş sürecini değerlendiren Kayaalp, ceza sürecinden kariyerine, hedeflerinden genç güreşçilere kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.

Doping içeren madde almakla suçlanmasının ardından kısa sürede aklandığını hatırlatan tecrübeli güreşçi, yaşadığı ceza sürecinin kendisini hem sportif hem de mental olarak nasıl etkilediğine dair, “Tabii benim için zor bir süreçti. Çünkü hiç beklemediğim şey başıma geldi. Yıllarca dikkat ettiğim. Gerçek bir sporcu gibi yaşayarak, 40'a yakın Avrupa’da ve dünyada madalya almış bir sporcu olarak benim için de son büyük şampiyona diyebileceğim olimpiyat öncesi böyle bir şeyin başıma gelmesi inanın çok kötüydü. Anlatamam yani o günleri. Allah'ım yaşatmasın bir daha. Hiç beklenmedik bir zamanda oldu. Hani doktoruna sormuşsun raporun var. Ne bileyim hiçbir şey beklemiyorsun ve birden sonuç geliyor. Sen antrenmanlarını yapıyorsun, en iyi şekilde olimpiyatlara hazırlanmaya çalışıyorsun. Kafanda hiç böyle bir beklenti yok. Maille dünyam karardı diyebilirim. İnancımıza göre her şeyde bir hayır vardır diyoruz.

Öyle düşündüm. Kendimi öyle tenkinledim. Uzun bir süreç yaşadık. Mahkeme dönemi ve itiraz dönemleri olsun. Çok can sıkıntılı bir süreçti. Bazen böyle haberlerde okurum. 20 yıl ya da 10 yıl hapis yatmış, sonra suçsuzluğu öğrenilmiş birinin yaşadığı şey gibi benimki yani. Hiç beklemediğin, istemediğin bir şeyin ve vücuduma hiçbir faydası olmayan bir şeyden dolayı böyle bir duruma düşmek beni çok yıprattı. Sakin olmaya çalıştım, mücadelemi ettim. Zaten attığım mesajlar belli. Elimizde bir sürü delil vardı zaten. İyi bir sonucun geleceğini de biliyordum. Allah'a şükürler olsun istediğim de oldu. Mahkeme günü de güzel geçti. Her türlü sorguda, çapraz sorguda, doktorlarımız, eşim herkes sorgulandı. Zaten attığım mesajlar da belli. Doktora sormuşum. 'Kullanabilir miyim?' diye. Bundan başka ne yapabilirim? Sonunda da Allah'a şükür güzel sonuç geldi. Olimpiyata oldu olan. Belki 13'üncü Avrupa şampiyonluğum olacaktı. Zaten ondan sonra bırakacaktım. Böyle bir süreç atlattım ama o süreçte de ben çalışmamı bırakmadım hiçbir zaman. Kendimi aklayacağımla ilgili her zaman umut vardı. Çünkü her şey belliydi. Dedim ya bir doktora yazdığım mesaj bile buna yeter zaten. Allah'a şükürler olsun bunun sonucunda da iyi bir şekilde eski gücüme geri döndüm. O süreç boyunca antrenmanlarımı da hiçbir zaman bırakmadım zaten. Evde, çocuklarımla birlikte her zaman antrenmanlarıma devam ettim. Her akşam da kızım bana dua ederek yattı zaten. Onun da duası kabul oldu diyebilirim” ifadelerini kullandı.

'O KADAR MADALYA KAZANAN BİR SPORCU KOLAY KOLAY YETİŞMİYOR'

CAS kararının ardından 1 Ocak 2026 itibarıyla yeniden müsabakalara katılabilecek olmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kayaalp, bu sürecin kendisi için ne anlam ifade ettiğini ise, “Bunu düşündüğüm için, içimde böyle bir his olduğundan dolayı dediğim gibi hazırlıklarıma devam ettim. Güç ve kuvvet bakımından zaten üst düzey bir sporcuyuz. Yani 40'a yakın Avrupa ve dünya şampiyonası olmak üzere başarım var. O kadar madalya kazanan bir sporcu kolay kolay yetişmiyor. Öyle bir sporcunun da hızlı dönmesi garip olmaz. Çünkü biz her zaman çalışmayı seven, yeteneğimizi geliştiren sporcularız ki bu kadar madalyayı aldık. Dediğim gibi şu an sadece minder antrenmanları konusunda biraz eksiğim var" sözleriyle anlattı.

‘DÜNYA TARİHİNDE EN ÇOK İLK ÜÇ MADALYASI OLAN BEN VARIM'