Türkiye'ye Formula 1'in yeniden dönmesinin perde arkasında büyük bir çaba ve yaklaşık 5 aylık yoğun bir süreç var. Öncelikle şunu belirtelim: Çalışmalar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla yaklaşık 5 ay önce başladı. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı koordineli şekilde süreci yürüttü. Finansal boyutun yanı sıra Türkiye'nin tanıtımı için de özel dosyalar hazırlandı. Son yıllarda ülkenin bir cazibe merkezi haline gelmesi de önemli bir etken oldu. Konu enine boyuna çalışıldı.. Türkiye'nin büyük şirketleri de taşın altına elini koydu. Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu'nun çabalarını da unutmamak gerekir. Özetle, süreç adeta ilmek ilmek işlendi.

Yarışların Türkiye'ye dönmesini FIA yönetimi de çok arzu etti. Anlaşmanın tamamlanmasının ardından, "Türkiye, yarışlara ayrı bir heyecan katacak. İstanbul'u özlemiştik" dediler. Ekonomik olarak güçlü finansal yapı ve insan kaynağı da Formula 1 yönetiminin dikkatini çeken unsurlar arasında yer aldı. Ayrıca Orta Doğu'daki savaşın içinde yer almaması ve güvenli ülke olması da önemli bir etkendi.

Yarışlar için binlerce kişinin Türkiye'ye gelecek olması ve ulaşım kolaylığı da önemli bir avantaj sağladı. Özellikle İstanbul Havalimanı'nın kapasitesi ve küresel bir aktarma merkezi haline gelmesi, Türkiye'yi öne çıkaran faktörlerden biri oldu. Uçak kapasitesi ve park alanları dikkat çekti. Formula 1 aslında bir "Taşınan fabrika" gibi.. Takımların tonlarca ekipmanı (araç parçaları, garaj sistemleri), yüzlerce personel.. Medya ve VIP trafiği… Bunların çoğu hava yoluyla taşınıyor. İstanbul Havalimanı'nın yük kapasitesi yüksek.. Çok sayıda direkt uçuş var.. İşte bu da önemli detaydı..

Formula 1 takımları da ulaşım ve organizasyon açısından İstanbul'u tercih ettiklerini açıkça ifade etti. Ayrıca İstanbul Park'ın birçok piste göre teknik avantajlara sahip olması da önemli bir etkendi. Pilotlar arasında yapılan değerlendirmelerde de İstanbul seçeneğinin öne çıktığı görüldü. Öyle ki pistin en meşhur kısmı 8. viraj. Dört apexli (çok nadir bir tasarım) yüksek hızda dönülüyor.. Lastikleri inanılmaz zorluyor.. Bu viraj, pilotlar için adeta "Beceri testi". Birçok sürücü burayı F1'deki en keyifli virajlardan biri olarak görüyor.

EN SEVİLEN PİST İstanbul Park, saat yönünün tersine dönülmesi, iniş çıkışları, teknik karakteristiği ve çok meşhur sekizinci virajı ile pilotlar arasında en çok beğenilen yarış pistlerinden biri... İşte bu da önemli bir etken oldu PİSTİN temeli 2003 yılında, büyük uluslararası vizyonu ile Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından atılmış; ilk yarışın startı 2005 yılında yine Başkan Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilmişti. PIST, 5 bin 338 km uzunluğundadır ve 14 viraja sahiptir. TESİSLER, yaklaşık 2 bin 166 dönüm arazi üzerinde kuruludur. İSTANBUL Park yaklaşık 125 bin seyirci kapasitesine (75.000 koltuk, 50.000 kişilik doğal seyir alanı) sahiptir. İSTANBUL Park; alan, yatırım bedeli ve seyirci kapasitesi açısından Cumhuriyet tarihimizin en büyük spor tesisidir. İSTANBUL Park, saat yönünün tersine dönülmesi, iniş çıkışları, teknik karakteristiği ve çok meşhur sekizinci virajı ile Formula 1 dünyasının halen en çok sevilen ve pilotlar arasında en çok beğenilen yarış pistlerinden birisidir. PİSTTE 2027'deki Formula 1 yarışı öncesinde, modernizasyon çalışmaları yapılması ve pistin içine uluslararası bir karting pistinin inşa edilmesi planlanmaktadır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe'deki çalışma ofisinde yaptığı konuşmada Formula 1'in 5 yıl boyunca Türkiye'de düzenleneceğini duyurdu.