Geçtiğimiz hafta Abdullah Avcı ile futbol üzerine konuşma fırsatı buldum. Avcı’nın anlattığı, futbolun mutfağından süzülen dört farklı anekdot, aslında bugün neden başarılı olamadığımızın, neden sürekli savrulduğumuzun ve en önemlisi neleri kaybettiğimizin açık bir röntgeni niteliğindeydi.
Gelin, sahanın içinden dışına doğru uzanan bu şifreleri tek bir ana dertte birleştirelim: İnsan ve sabır odaklı futbol düzeni, dijital dünyanın vahşi algı operasyonlarına karşı nasıl hayatta kalacak?
Abdullah Avcı, Trabzonspor’u şampiyonluğa taşıdığında telefonunun ekranında bir isim belirir: Fatih Tekke. Telefonu açtığında Tekke’nin kurduğu cümle, bu toprakların futbol ikliminde mumla aradığımız türdendir:
“Trabzonspor’umu şampiyon yaptığın için teşekkür ederim.”
Bir teknik adamın, çocukluk aşkının başarısını kendi egosunun, kendi mesleki hırsının önüne koyabilmesi ne muazzam bir hikayedir öyle değil mi? Avcı’nın bunu anlatması da başlı başına bir olgunluk göstergesi.
YÖNETiMiN HOCAYA DESTEĞi BÜTÜN TAKTiKLERDEN ÖNEMLiDiR