MURAT ÖZBOSTAN: Galatasaray, üst üste 4. kez şampiyon oldu sayılır. Bu kadar inişli çıkışlı yollardan sonra Okan Buruk yine başardı. 4 kere üst üste şampiyonluk yaşamak nasıl anlatılır?
LEVENT TÜZEMEN: Okan Buruk, futbolculuğunda ve teknik adamlığında 4'er kez üst üste şampiyonluk yaşayarak tarihe geçecek. Avrupa'da bile oyuncu, teknik adam istatistiklerinde böylesine bir tablo yok. Öncelikle Okan Buruk'u kutluyorum. Ama bu kutlamam onu eleştirmeyeceğim anlamına gelmez. 350 milyon Euro'luk G.Saray takımı bence Avrupa'da ilk 16'ya kalırken Juventus başarısı, Liverpool galibiyetleri, Atletico maçında sergilenen oyunla göz kamaştırdı ve alkışı hak etti. Kadronun derinliği ve kalitesi G.Saray'ın ligi çok erken şampiyon bitirmesini gerektiriyordu. Eğer Okan Buruk bazı haftalarda son kazanılan gövdeli F.Bahçe galibiyeti öncesi Kemerburgaz'da daha fazla mesai harcayıp daha fazla maçlara kafa yorsaydı G.Saray iddia ediyorum namağlup şampiyon olurdu.
GÜRCAN BİLGİÇ: Okan hocanın karnesini vereceğimiz yer, Şampiyonlar Ligi. Yoksa bu kadro kalitesi ve ekstra oyuncularıyla Türkiye'de ölçü olmaz. Okan hocayı başarılı gösteren en önemli şey, şampiyonluğu F.Bahçe'ye karşı kazanmış olması. Ezeli rekabet başarının rengini de parlaklaştırıyor. Bütün hocaların performanslarının arkasında oyuncu performansları var. Osimhen olmayınca G.Saray, Asensio olmayınca F.Bahçe, Rafa Silva gidince Beşiktaş, Onuachu sakatlanınca Trabzonspor sıradan hale geliyor ve hocalar buna çözüm bulmak yerine transferden bastırıyor.
BÜLENT TİMURLENK: Galatasaray'ı biz değil, kendileri şampiyon ilan etsinler. Bu da ya Samsun maçında ya da evinde Antalya maçında olacak. Yeni yüzyılda Türkiye'de iki şampiyonluk yaşayanlar devamını getirememişti. Bu istikrarın sembolü, elbette Okan Buruk'un ne kadar başarılı olursa olsun, çalışabileceği en iyi kulübün yetiştiği kulüp olduğunu düşünmesidir. İki sezon önce 6 maçın fikstürde olduğu Şampiyonlar Ligi'nde bu sezon 12 maç oynadıklarının, Osimhen'i Afrika Kupası ve sakatlıklar yüzünden uzun süre kullanamadıklarının altını çizersek en fazla puan kaybı yapılan şampiyonluğun değeri de anlaşılabilir. G.Saray da zaman zaman transfer oburu oldu ama futbolda atanın ve tutanın ne kadar mühim olduğunu ve takım omurgasını sık sık değiştirmemesi gerektiğini hiçbir zaman unutmadılar.
AHMET ÇAKAR: G.Saray özelikle son iki sene içinde yaşadığı şampiyonlukları kesinlikle hak etmiştir. Geçen yıl F.Bahçe'ye 11 puan fark attılar. Bu sene de şu an için fark 7. Yine çift haneli rakamlara bile ulaşabilir. Büyükekşi Federasyonu zamanında birçok şey fluydu. F.Bahçe'nin haklı bir isyanı vardı ama son iki sezon için bunları söyleyemeyiz. Okan Buruk'un en büyük problemi, saha dışı. Yani oyuncu tercihi, oyun taktiği, antrenman yöntemleriyle ilgili çok büyük eksikliği olduğunu düşünmüyorum ama G.Saray gibi bir camianın hocası olmanın getirdiği ağırlığı bir türlü hissedemedi. G.Saray'ın hocası, kenarda zıp zıp zıplamaz. Kaybettiği her maçtan sonra 'Saha sulanmadı, çimler kesilmedi, hakem iki dakika daha fazla oynatmalıydı' gibi bahanelere sığınamaz. G.Saray'ın hocası burnu sıkıldığında yerde güvercin gibi iki takla atamaz. Şampiyonlar Ligi'nde hakem sarı kart göstermek için onu aradığında, kulübenin kuytu köşesine bir kedi gibi saklanamaz. Okan Buruk'un asıl problemi bunlar.
CHERIF'İ TRANSFER ETMEK İNTİHARDI ÖZBOSTAN: Fenerbahçe'de yine büyük bir deprem yaşandı. Tedesco ve Devin Özek kovuldu, Başkan Sadettin Saran seçim kararı aldı. Eğer Tedesco ve Devin Özek, Karagümrük maçı sonrası yollansaydı bugün bunlar yaşanır mıydı?