Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Kurban Bayramı yaklaşırken, kesim işlemlerinin ardından arta kalan et, sakatat ve kemiklerin sokak hayvanlarına ya da evcil kedi ve köpeklere verilmesi yaygın bir alışkanlık olarak göze çarpıyor. Ancak iyi niyetle yapılan bu uygulama, hayvanlarda ölümcül sağlık sorunlarına davetiye çıkarıyor. Çanakkale’de hizmet veren Veteriner Hekim Anıl Görkem Yılmaz, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşları uyararak çiğ et tüketiminin yaratacağı tehlikelere dikkat çekti.
Kurban atıklarının bilinçsizce sokağa bırakılmasının kedi ve köpeklerin sağlığını bozduğunu belirten Veteriner Hekim Yılmaz, bu durumun biyolojik bir tehlike barındırdığını vurguladı. Çiğ etin doğrudan bir hastalık kaynağı olduğunu ifade eden Yılmaz, şu uyarıları yaptı:
"Alışkanlık gereği insanlar bilinçsiz bir şekilde kurban artıklarını dışarı atıyorlar. Bu da haliyle sokak hayvanlarının bunu tüketmesine sebep oluyor. Her şeyden önce bu durum hem parazit hem de bakteri bulaş kaynağıdır. Kendi hayvanlarımıza veya sokak hayvanlarına bu şekilde hastalıklar bulaşabilir. Bu tarz atıkların içerisinde bulunan kemikler hayvanın sindirim sistemini bozarak bazen geri dönüşümü olmayan vakalara yol açıyor. Kurban etlerinin artıkları hayvanlarımız için ancak pişirilerek tüketilmeye uygundur. Pişirme esnasında da kemikleri kesinlikle kullanmamamız gerekiyor."
Toplumda parazit hastalıkları (özellikle toksoplazma) konusunda kedi ve köpeklerin haksız yere suçlandığına değinen Yılmaz, yapılan bilimsel çalışmaların gerçeği ortaya koyduğunu söyledi. Yılmaz, "Özellikle çiğ etlerin ve iyi yıkanmamış sebzelerin ciddi oranda bulaş kaynağı olduğu kanıtlandı. Bu çalışmalarda kedi ve köpekler bulaş kaynağı olarak önemsiz atfedilmiş. Yani hayvanlar aslında çok masumlar. Bizim için hatalı olan şey çiğ etin, çiğ köftenin ya da düzgün yıkanmamış sebzelerin tüketilmesidir" dedi.
Bayram dönemlerinde "bir kereden bir şey olmaz" mantığıyla hayvanlara verilen çiğ etlerin hemen ardından kabızlık, ishal, hazımsızlık, halsizlik ve durgunluk gibi klinik belirtilerin baş gösterdiğini ifade eden Veteriner Hekim Anıl Görkem Yılmaz, zaman kaybetmeden müdahale edilmesi gerektiğinin altını çizdi: