Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlkay Şamil Beydilli, meme estetiğine artan taleple birlikte; ameliyat süreci, implant seçimi ve operasyon sonrası iyileşme süreci başta olmak üzere güncel cerrahi teknikler hakkında bilgi verdi.
Meme büyütme ameliyatlarının sadece estetik bir tercih olmadığını, doğum ve emzirme sonrası hacim kaybı yaşayan kadınların beden algılarının etkilenmesi nedeniyle de yoğun talep gördüğünü belirtenrek “30-45 yaş arası kadınlarda belirgin bir artış var. Emzirme sonrası meme dokusunda sarkma veya hacim kaybı yaşayan kadınlar kendilerini yeniden iyi hissetmek istiyor. Bu nedenle talebin büyük bir bölümü annelerden geliyor” ifadelerini kullandı.
Ameliyat öncesi muayenenin kişiye özel planlamadaki en önemli adım olduğunu belirterek meme yapısı, cilt kalınlığı ve kullanılacak implantın hastanın beklentileri doğrultusunda değerlendirildiğini dile getirdi.
Meme büyütme ameliyatlarında günümüzde en çok silikon içerikli implantların kullanıldığını söyleyen Op. Dr. Beydilli, implantın yuvarlak veya anatomik formunun hastanın meme dokusuna göre seçildiğini belirterek “Dokusu yeterli olan hastalarda implant kas üstüne, dokusu ince olanlarda ise daha doğal görünüm elde etmek için kas altına yerleştiriliyor. Operasyon genel anestezi altında yaklaşık 1-2 saat sürmekte ve ameliyat sonrası izler meme altı kıvrımı, areola çevresi veya koltuk altına gizlenerek zaman içerisinde belirginliğini büyük ölçüde kaybeder” dedi.
Türkiye’nin estetik cerrahi alanında dünyanın en çok tercih edilen ülkelerinden biri haline geldiğini ifade eden Op. Dr. Beydilli, “Meme büyütme ameliyatları hem yerli hastalar hem de yurt dışından gelen kadın hastalar tarafından en çok talep edilen işlemler arasında. Özellikle Avrupa ve Orta Doğu’dan yoğun başvuru alıyoruz” diye konuştu.