Kardiyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Zafer Işılak, astım hastalarında uzun süreli inflamatuvar süreçlerin damar fonksiyonlarını da etkileyerek kardiyovasküler sistem üzerinde ek bir yük oluşturabileceğini belirtti.

Dünya genelinde yüz milyonlarca kişiyi etkileyen astım, yalnızca solunum yollarını değil, kronik inflamatuvar süreçler yoluyla kalp ve damar sağlığını da etkileyebiliyor.

Özellikle kontrolsüz astımda kardiyovasküler riskler artabilirken, astım hastalarında ritim bozuklukları ve damar fonksiyonlarında bozulmalar görülebiliyor.

Kronik inflamasyonun yanı sıra tekrarlayan ataklar sırasında ortaya çıkan oksijen seviyesindeki düşüşler, kalp kasının çalışma düzenini etkileyebiliyor. Buna ek olarak atak dönemlerinde artan kalp hızı ve sempatik sinir sistemi aktivasyonu, kardiyak yükü artıran faktörler arasında yer alıyor.

Uzun süreli hastalık yönetiminde kullanılan bazı tedavi yaklaşımlarının dolaylı etkileri de kardiyovasküler sistem açısından dikkate alınması gereken unsurlar arasında bulunuyor. Bu nedenle astım hastalarının yalnızca solunum semptomları açısından değil, kalp ve damar sağlığı açısından da düzenli olarak değerlendirilmesi önem taşıyor.

Astımın yönetiminde güncel yaklaşım, yalnızca solunum yollarına odaklanmak yerine hastalığın tüm sistemler üzerindeki etkilerini dikkate alan bütüncül bir değerlendirmeyi içeriyor.