Saðlýklý beslenmeye verilen önemin artmasýyla doðal ve katkýsýz gýdalara olan talep de her geçen gün artýyor. 'Organik' adý altýnda piyasaya sürülen ürünlerin katkýsýz olup olmadýðýnýn iyi araþtýrýlmasý gerektiðine dikkat çeken uzmanlar, normal ürüne göre çok daha pahalý satýlan ürünler konusunda tüketicileri uyarýrken, sertifika kontrolünü vurguladý.

Doðal ve katkýsýz gýdalara yönelik talebin artmasýyla birlikte katkýlý besinlerden uzak durmak isteyen vatandaþlar, organik tarým ürünlerine tercih ediyor. Katký maddesi içermeyen ürünlere yönelik talep artýþýyla da 'organik' adý altýnda piyasaya organik olmayan ürünler de sürülüyor. Toplumumda doðal gýda ve organik gýda ile ilgili yanlýþ anlaþýlma olduðuna dikkat çeken Necmettin Erbakan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gýda Bilimleri Ana Bilim Dalý Öðretim Üyesi Doç. Dr. Ýsmail Tontul, "Doðal gýda ve organik gýda konsepti birbiriyle tamamen karýþýyor. Bütün gýdalar doðaldýr. Yani meyve sebze ya da hayvansal bazda olmasý hiç önemli deðil. Doðada yetiþir, doðada yetiþtirilir. Dolayýsýyla bunlar doðal gýdalardýr. Organik gýda ise þimdi özellikle meyve sebzeler özelinde konuþacak olursak tohumdan baþlayarak hasada kadar bir süreç var. Bu süreç boyunca her aþamada yani tohum aþamasýnda da, üretim aþamasýnda da, hasat aþamasýnda da çeþitli üretim ajanlarý, kimyasallarýn kullanýlmamasý gerekebiliyor" dedi.

"HERHANGÝ BÝR GIDAYA DOÐRUDAN ORGANÝK DÝYEMEYÝZ"

Organik gýdalar hakkýnda bilgi veren Doç. Dr. Ýsmail Tontul, "Organik dediðimiz zaman tohumun da organik olduðu, bütün sürecinde de yapay kimyasal katkýlarýn ya da pestisit gibi ajanlarýn yani böceklere ya da hastalýklara karþý çeþitli kimyasallarýn kullanýlmadýðý gýdalarý kastediyoruz. Tabii ki bu gýdalara yani herhangi bir gýdaya doðrudan organik diyemeyiz. Bunlarý kullanmasak da sürecin tamamen denetleniyor olmasý lazým. Markete gittiðimizde aslýnda organik sertifikasyon pahalý bir süreç yani konvansiyonel üretime göre bir çiftçinin üretim yapmasýna göre ekstra önlemler gerektiriyor. Doðal ajanlar, doðal koruyucu maddeler ya da doðal pestisitler kullanýlmasý gerektiriyor ve bu durum ürünün maliyetini arttýrýyor. Dolayýsýyla bir üretici organik sertifikasyon sertifikasyonuna sahipse bunu ambalajýnda özellikle belirtiyor. Dolayýsýyla ambalajýn üzerinde organik yazmasýna ya da çeþitli sertifikasyon kuruluþlarýnýn logosunun bulunmasýna dikkat etmemiz gerekiyor. Tabii pazara gidiyoruz. Birçok üretici el yazýsýyla organik yazýyor ama dediðim gibi aslýnda bu hiçbir þey ifade etmiyor. Maalesef birçok üretici organik kelimesinin ne anlama geldiðini bilmeden tüketicilerin bunlara daha fazla para ödemeye istekli olduðunu bilerek, ürünlerinin üzerine organik yazýyor. Çok iyi tanýdýðýnýz kiþilerden almýyorsanýz, yani tanýdýðýnýzdýr, akrabanýzdýr, arkadaþýnýzdýr almýyorsanýz aslýnda bu ifadelerin çok bir geçerliliði yok. Bunu bilerek almanýz gerekiyor. Eðer siz o kiþiye güveniyorsanýz, ürünlerindeki riskleri göze alarak kullanabilirsiniz. Ama þunu düþünmeniz gerekiyor; iþte markette normal bir yumurta 5 lirayken organik yumurta 10 liraya satýlýyor. Dolayýsýyla konvansiyonel bir yumurtayý 10 liraya satarsa satýcý 5 lira ekstra kar etmiþ olacak. Yani dolayýsýyla bu büyüklükteki bir gelirin de bu olaylara neden olduðunu görüyoruz. Ýþte çeþitli ürünlerde organik algýsý oluþturmak için örneðin yumurta örneðinde, iþte pisliðe bulaþtýrma ya da boyama gibi hilelerin olduðunu görüyoruz. Bunun için hem sertifikasyonlar takip edilebilir, bakanlýðýn ifþa ettiði daha önce hile yapmýþ firmalardan satýn alma yapýlmayabilir. Bunun dýþýnda bir tüketici doðrudan ambalajsýz ya da etiketsiz bir ürüne bakarak bunun organik mi deðil mi olduðunu anlayamýyor. Maalesef bunu anlamak bizim gibi eðitimli insanlar için bile mümkün deðil. Sadece laboratuvarlarda yapýlan analizlerle anlaþýlabilir" þeklinde konuþtu.

"ÝNSAN VÜCUDUNDA BÝRÝKEREK ÇEÞÝTLÝ SAÐLIK SORUNLARINA NEDEN OLABÝLÝR"

Sahte ürünlerin insan vücuduna zarar verdiðine deðinen Doç. Dr. Tontul, "Organik gýda faydalý mý, faydasýz mý, buna bir bakmak gerekiyor. Buradaki asýl mevzu konvansiyonel üretimde yani geleneksel üretimde kullanýlan kimyasal gübrelerin ve pestisitlerin býraktýðý kalýntýlar. Bu kalýntýlar insan vücudunda birikerek çeþitli saðlýk sorunlarýna neden olabilir. Kansere, hormon bozukluklarýna, üreme sorunlarýna neden olabilir. Dolayýsýyla eðer bütçeniz elveriyorsa organik beslenmeniz sizi bu durumlara karþý koruyabilir. Tüketicinin bilinçlenmesiyle birlikte üreticiler ya da satýcýlar da farklý konseptler geliþtirmeye baþladý. Ýþte örneðin son zamanlarda karþýmýza 'Pestisit yoktur' ibareli meyve sebze ürünleri çýktý. Bunlar organik olduðu anlamýna gelmiyor bu ürünlerin. Ancak bu ürünlerin üretiminde pestisit kalýntýlarýnýn olmadýðý ya da pestisitlerin izin verilen miktarlarda kullanýldýðý anlamýna geliyor ki; bu tüketici için iyi bir þey ve daha kolay ulaþýlabilir ekonomik olarak. Dolayýsýyla organik tüketim mümkünse organik tüketimi tavsiye ediyoruz. Deðilse de en azýndan güvenilir üreticilerden pestisit olmadýðý ifade edilen ürünlerin kullanýlmasýný önerebiliriz" ifadelerini kullandý.