Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Bahar ve yaz aylarının çoğu kişi için yenilenme ve enerji anlamına geldiğini belirten Medical Park Göztepe Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Alparslan Asil Budaklı, mevsim geçişlerinin bazı bireylerde ruhsal açıdan zorlayıcı etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti. Küresel ısınmanın etkisiyle mevsim geçişlerinin artık ya çok keskin ya da alışılmadık derecede uzun yaşandığına dikkat çeken Uzm. Dr. Budaklı, bu nedenle eskiden mart-nisan aylarında görülen bazı klinik belirtilerin günümüzde mayıs, haziran, hatta temmuzda dahi görebildiğini işaret etti. Uzm. Dr. Budaklı, “Yaz aylarında artan sosyallik, ışık ve gündelik sıcaklık, metabolizmada değişikliklere yol açarak bazı psikiyatrik tabloları belirginleştirebilir” uyarısında bulundu.
Özellikle bahar ve yaz aylarında artan gün ışığı, değişen uyku düzeni ve hızlanan sosyal yaşamın bazı kişilerde kaygı, uykusuzluk, huzursuzluk ve depresif belirtileri artırabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Budaklı, “Yaz geldiğinde herkesin iyi hissetmesi gerektiği düşüncesi doğru değildir. Bazı kişiler için bu dönem görünmeyen bir ruhsal mücadele anlamına da gelebilir” dedi.
Mevsim geçişlerinin yalnızca hava değişiminden ibaret olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Budaklı, “Gün ışığının uzaması, uyku düzeninin değişmesi, sosyal hayatın hızlanması ve günlük rutinin bozulması biyolojik saatimizi etkileyebilir. Uyku, enerji düzeyi, iştah ve duygu durumu bu ritimle doğrudan bağlantılıdır. Bazı kişiler bahar ve yazla birlikte daha enerjik hissederken bazı kişilerde ise ruhsal denge bozulabilir” diye konuştu.
Herkesin daha mutlu görünmeye başladığı bir dönemde kişinin kendisini mutsuz ve isteksiz hissetmesinin daha ağır bir psikolojik baskı oluşturabileceğini belirten Uzm. Dr. Budaklı, “Sabahları uyanmakta zorlanma, sürekli yorgunluk hissi, sevilen aktivitelerden uzaklaşma, umutsuzluk düşünceleri ve isteksizlik gibi belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa profesyonel destek alınmalıdır. Böyle durumlarda kişinin yaşadığı sıkıntıyı küçümsemek yerine onu anlamaya çalışmak çok daha önemlidir” ifadelerini kullandı.
Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde de bahar ve yaz aylarının zorlayıcı olabileceğine değinen Uzm. Dr. Budaklı, “Nedensiz çarpıntı, göğüste sıkışma hissi, uykuya dalamama ve zihnin sürekli kötü senaryolar üretmesi anksiyetenin sık görülen belirtileridir. Düzenli uyku, kafein tüketiminin sınırlandırılması ve nefes egzersizleri destekleyici olabilir. Ancak kaygı günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi gerekir” dedi.