Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

GRIP ve zatürree vakalarının arttığı bu kış aylarında, aşı karşıtlığına dair tartışmalar yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, özellikle risk grubundaki bireylerin aşılanmaması durumunda hastane yatışlarının ve ölüm oranlarının artabileceği uyarısında bulundu. Ancak sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler, toplumda aşıya karşı güvensizlik yaratmaya devam ediyor. Cumhuriyet’e konuşan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Alpay Azap, “Aşılar insan hayatına en çok katkısı olan buluşlar içinde birinci sırada geliyor. Covid19’da yaşadığımız gibi, bir salgın olduğunda hastalanan, hastaneye yatan hasta sayısı artıp maalesef hayatını kaybeden kişilerle ilgili haberler çıktığında aşı olmak isteyenlerin sayısı da artıyor” dedi.

“Geçen haftadan itibaren grip vakalarında ülkemizde bir artış söz konusu” diye konuşan Azap, “ Bu aşılar hastalığı yüzde 100 önlemiyor. Dolaşan virüsün değişken yapısı, kişinin bağışıklık durumu, karşılaştığı virüs miktarı gibi nedenler aşıya rağmen hastalanan kişiler olmasına yol açıyor. Bu anlamda aşıların hastalıktan koruma yeteneği yüzde 50-70 civarına düşebiliyor. Ama bu durumlarda bile ağır hastalığı önleme başarısı yüzde 80-90’ın üzerinde oluyor” diye konuştu.

Azap, risk gruplarını şöyle sıraladı: İlk sırada ileri yaştaki ve küçük yaştaki bireyler geliyor. Küçük çocukların ve 65 yaş üstünün mutlaka grip ve zatürree aşısını olması gerekir. Bunun dışında kalp yetmezliği, KOAH gibi kronik kalp ve akciğer hastalığı olanların, bağışıklık sistemi bir nedenle baskılanmış kişilerin mutlaka her iki aşıyı olması gerekir. Gebelerde ve aşırı kilolularda grip ağır seyrettiği için döneminden bağımsız olarak tüm gebelere ve vücut kitle indeksi 40’ın üzerindeki kişilere mutlaka grip aşısını öneriyoruz. Dalak fonksiyon bozukluğu olanların, kulak içi kalıcı işitme cihazı kullananların ise zatürre aşısını mutlaka yaptırmaları gerekiyor.

Aşılanmayan bireylerin, hastalığın toplumda yayılmasına neden olduğunu söyleyen Azap, “Poliklinik ve hastane başvuruları yüzünden sağlık sistemi üzerindeki yük artacak; diğer hastalıklardan muzdarip kişilere yeterli hizmet verilemeyecek. Fazladan tetkik ve ilaç kullanımı hem kişilere hem de ekonomiye zarar veriyor”uyarısında bulundu.

Grip ve zatürree vakalarındaki artış hastanelerin acil servislerinde yoğunluğa neden olurken özellikle müşahede alanlarında yer bulmak neredeyse imkansız hale geldi. Yatış gerektiren hastalar saatlerce beklemek zorunda kalıyor, bazıları ise servislerde yer açılamadığı için evlerine gönderiliyor. Acil tıp uzmanı Doç. Dr. Ömerul Faruk Aydın, gazetemize yaptığı açıklamada acil servislerin işleyişinin doğrudan etkilendiğini belirtirken özellikle solunum sıkıntısı olan, ileri yaşta ve ek hastalıkları bulunan hastaların daha ayrıntılı değerlendirme gerektirdiğine dikkat çekti.