Alzheimer hastalýðý beyin dokusuna derin ve kalýcý gibi görünen zararlar veriyor, ancak son zamanlarda yapýlan bir araþtýrma bu hasarýn tamamen geri döndürülemez olmayabileceði konusunda yeni bir perspektif sunuyor. Case Western Reserve Üniversitesi'nden araþtýrmacýlar, P7C3-A20 isimli deneysel bir ilaç adayýnýn ileri evre Alzheimer hastalýðý olan farelerde biliþsel yetenekleri geri kazandýrmada baþarýlý olduðunu ortaya koydular. Bu çalýþma, nörolojik hasarýn tedavi edilebilir olabileceði fikrini güçlendiriyor ve gelecekteki insan tedavilerine yönelik önemli bir adým teþkil ediyor.
Araþtýrma ekibi, P7C3-A20 ilacýnýn beyin hücrelerindeki hasarý durdurmakla kalmadýðýný, ayný zamanda iltihaplanmayý azalttýðýný ve beynin koruyucu kalkaný olarak bilinen kan-beyin bariyerini restore ettiðini gözlemlediler. Nörobilimci ve psikiyatrist Andrew Pieper, elde edilen sonuçlardan büyük bir heyecan ve umut duyduklarýný ifade ederek, bu bulgularýn Alzheimer hastalýðýnýn tedavisinde yeni kapýlar açabileceðini vurgulamýþtýr.
NAD+ dengesi ve beyin onarýmý mekanizmasý
P7C3-A20 ilacý, nikotinamid adenin dinükleotid olarak bilinen NAD+ molekülünün dengesini restore etme yeteneðine sahip nöroprotektif bir bileþiktir. NAD+, hücrelerin enerji üretmek için gerekli bileþikleri parçalamasýna ve iþlevsel proteinler sentezlemesine yardýmcý olan kritik bir moleküldür. Beyin hücreleri, normal iþlevlerini sürdürebilmek için bu moleküle ihtiyaç duyar ve NAD+ seviyelerinin düþmesi, hücresel fonksiyonun bozulmasýna ve ölüme yol açabilir.
Geçmiþ hayvan çalýþmalarý, NAD+ seviyelerinin restore edilmesinin Alzheimer hastalýðýnýn belirtilerini iyileþtirebileceðini göstermiþti. Ayný araþtýrma grubu daha önce, P7C3-A20 gibi NAD+ artýrýcý bileþiklerin kafa travmalarýndan sonra fare beyinlerini onarabileceðini kanýtlamýþtý. Bu yeni çalýþma, bu bulgularý Alzheimer hastalýðý baðlamýnda ileri seviyelere taþýmýþ ve tedavinin etkinliðini daha geniþ bir hastalýk modelinde göstermiþtir.
Araþtýrmacýlar, altý ay boyunca günlük enjeksiyonlar yoluyla P7C3-A20 ilacý verilen ileri semptomlu farelerde NAD+ seviyelerinin normale döndüðünü tespit ettiler. Ýltihaplanma ve DNA hasarý için ölçülen biyobelirteçler, hücrelerin yeterli NAD+ seviyesiyle tekrar normal þekilde iþlev görebildiðini gösterdi. Bu bulgular, beyin hücrelerinin enerji dengesinin restore edilmesiyle hastalýðýn ilerlemesinin durdurulabileceðini ve hatta kýsmen tersine çevrilebileceðini düþündürmektedir.