Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Bayram ziyaretlerinde özellikle yeni doğan ve küçük çocukların sağlığı konusu her yıl yeniden tartışma yaratıyor. Aile büyüklerinin çocuklarla yakın temas kurma isteği geleneksel bayram kültürünün önemli bir parçası olsa da, uzmanlar özellikle kalabalık ortamlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhuriyet’e konuşan pediatri uzmanı Osman Küçükosmanoğlu, hem geleneklerin korunması hem de sağlık açısından dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı. Küçükosmanoğlu, özellikle yeni doğan bebeklerin kalabalık ortamlardan uzak tutulması gerektiğini vurguladı.
Bayramların aile bağlarını güçlendiren önemli günler olduğunu belirten Küçükosmanoğlu, yeni doğan bebeklerin yoğun ziyaret trafiğine maruz bırakılmasının uygun olmadığını söyledi. Küçükosmanoğlu, “Yeni doğan dönemindeki bebeklerin bayram gezmelerine götürülmesi çok uygun değil. Özellikle çok küçük bebeği olan annelerin kalabalık ziyaretlerden kaçınması gerekir” dedi.
Özellikle hastalık belirtisi gösteren kişilerin bayram ziyaretlerinde dikkatli olması gerektiğini söyleyen Küçükosmanoğlu, şu uyarılarda bulundu: “Bulaşıcı ya da döküntülü hastalığı olan kişilerin ziyaretlerden kaçınması önemli. Sadece çocuklar değil, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireyler de bu enfeksiyonlardan daha fazla etkilenebilir.” Covid-19 döneminin toplumda önemli bir farkındalık oluşturduğunu belirten Küçükosmanoğlu, risk grubundaki kişilerin gerekirse maske kullanabileceğini ve uzaktan iletişimi tercih edebileceğini dile getirdi.
Son dönemde sosyal medyada sıkça gündem olan “çocukların öpülmemesi” tartışmalarına da değinen Küçükosmanoğlu, aşırı temasın çocuklar açısından rahatsız edici olabileceğini ifade etti. “Çocukların sürekli şapur şupur öpülmesi zaten onların çok hoşuna giden bir durum değil” diyen Küçükosmanoğlu, özellikle yeni doğan bebeklerle temas konusunda ölçülü olunması gerektiğini vurguladı. Bayramlaşmanın yalnızca öpüşmekten ibaret olmadığını belirten Küçükosmanoğlu, alternatif temas biçimlerinin tercih edilebileceğini söyledi.