Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Kırklı yaşlarındaki İngiliz mobilyacı Nick James, ailesindeki kanser vakaları nedeniyle yaptırdığı genetik testte "Lynch Sendromu" taşıdığını öğrendi. Bu genetik kusur, bağırsak kanseri riskini %80’lere kadar çıkarıyordu. Ancak James, Newcastle Üniversitesi'nde başlatılan ve aspirinin kansere karşı koruyucu etkisini test eden bir klinik deneye katılan ilk hasta oldu. 10 yıldır düzenli aspirin kullanan James’te hala kanser izine rastlanmadı. James’in hikayesi, insanlık tarihinin en eski ilaçlarından biri olan aspirinin kanser tedavisinde yeni bir "savunma hattı" olabileceğini gösteren binlerce kanıttan sadece biri.

Arkeologların Nippur antik kentinde bulduğu 4400 yıllık kil tabletler, aspirinin atası sayılan söğüt ağacı kabuğunun tıbbi amaçla kullanıldığını kanıtlıyor. Mısırlılar, Yunanlılar ve Romalıların ağrı kesici olarak kullandığı bu madde, 19. yüzyılın sonunda yan etkileri azaltılarak "asetilsalisilik asit" formunda modern tıbba kazandırıldı. Bir yüzyıl boyunca ağrı kesici ve kalp dostu olarak bilinen aspirin, artık onkoloji servislerinin de gündeminde.

Profesör John Burn tarafından Lynch Sendromlu 861 hasta üzerinde yapılan ve 2020’de yayımlanan çığır açıcı çalışma, çarpıcı sonuçlar verdi:

En az iki yıl boyunca aspirin alanlarda kolorektal kanser riski %50 azaldı.

Günlük 75-100 mg arası düşük dozların, yüksek dozlar kadar etkili olduğu ve vücut tarafından daha iyi tolere edildiği saptanmıştır.