Call of Duty serisinin bugünkü durumunu anlamak için 2019 yılına, yani Modern Warfare (2019)’un çıkışına bakmak gerekiyor. O dönemde seri, nostaljiyi modern mekaniklerle birleştirerek mükemmel bir fırtına yaratmıştı. Captain Price gibi ikonik karakterlerin geri dönüşü, ücretsiz DLC modeline geçiş ve ardından gelen ücretsiz Warzone deneyimi, küresel pandemi dönemiyle birleşince ortaya eşi benzeri görülmemiş bir finansal başarı çıktı.
Ancak bu büyük başarı, beraberinde beklenmedik bir yan etki getirdi: Beklentilerin tek tipleşmesi. Activision, bu dönemi benzersiz bir an olarak görmek yerine gelecekteki tüm oyunlar için değişmez bir taslak olarak kabul etti. Bu formülün bir kez çok iyi çalışması, o formülün sonsuza dek kopyalanması gerektiği yanılgısını doğurdu.
Geçmişte Treyarch, Infinity Ward ve Sledgehammer gibi stüdyoların her birinin kendine has tonu, temposu ve tasarım felsefesi vardı. Ancak 2019 sonrası dönemde bu kimlikler birbirine karışmaya başladı. Yeni çıkan her oyun, bağımsız birer yapım olmaktan ziyade Modern Warfare 2019’un birer varyantı gibi hissettiriyor. İlerleme sistemlerinden içerik sunumuna kadar her şey, risk almaktan kaçınan güvenli bir yapıya büründü.
Bu durum sadece Call of Duty ile sınırlı da değil; tüm oyun endüstrisi Fortnite, Warzone ve GTA Online gibi yapımların başarısını kopyalamaya başladı. Canlı servis modeli, oyuncuları sürekli döngüde tutarak para kazandırmayı amaçlasa da bu süreçte deneysellik ve yaratıcılık arka plana itilmiş oldu. Battle Pass’ler ve sezonluk güncellemeler standartlaştıkça oyunların özgünlüğü de zayıfladı.
Call of Duty’nin en büyük gücü, karmaşık mekanikleri basitleştirerek geniş kitlelere ulaştırmasıdır. Ancak her yıl aynı yapının, aynı sezonluk döngülerin ve benzer mekaniklerin sunulması oyuncularda ciddi bir metal yorgunluğu yarattı. Sorun içerik azlığı değil, içeriğin aşırı derecede "tanıdık" olması.
Activision içinde bazı stüdyoların özgün kimliklerini geri kazanmaya çalıştığına dair işaretler yok değil. Fakat finansal alışkanlıklar ve marka iş birlikleri bu değişimi yavaşlatıyor. Pazarlama stratejileri hâlâ çok katı kurallara bağlı ve her yeni içerik, büyük bir planın küçük bir parçası olarak sunuluyor.