Türkiye otomotiv sanayisi son günlerde birden fazla önemli gelişmeyi aynı anda değerlendiriyor. Çinli otomotiv üreticisi BYD’nin Manisa yatırımını takvimsiz şekilde askıya alması, Tofaş'ın kapasite artışına gitmesi, Hyundai’nin İzmit’te batarya montaj yatırımıyla elektrikli araç üretim planını güçlendirmesi ve Renault’nun Bursa merkezli yeni model yatırımlarını sürdürmesi, sektörde yeni döneme ilişkin farklı başlıkları gündeme taşıdı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Kara Taşıtları, Yedek Parçaları ve Ekipmanları Meslek Komitesi Başkanı ve Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, söz konusu gelişmelerin ilk bakışta birbirine zıt haberler gibi görülebileceğini ancak daha geniş çerçevede Türkiye otomotiv ekosisteminin yeni bir yol ayrımında olduğunu gösterdiğini belirtti.

Aşçı, "Bugün tartıştığımız konu yalnızca bir markanın yatırım kararından ibaret değil. Avrupa ile Çin arasındaki elektrikli araç rekabeti, yerli katkı oranı, üretim lokasyonu, tedarik zinciri güvenliği, satış sonrası hizmetler ve yedek parça ekosistemi aynı anda yeniden şekilleniyor. Türkiye otomotivde bir kayıp hikâyesiyle değil, yeni rekabet şartlarına uyum zorunluluğuyla karşı karşıya" dedi.

BYD’nin Türkiye yatırımını askıya almasının, Türkiye’nin otomotiv üretim kabiliyetine ilişkin tek başına olumsuz bir gösterge olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Aşçı, yeni nesil otomotiv yatırımlarında karar süreçlerinin geçmişe kıyasla çok daha karmaşık hale geldiğini söyledi.

Aşçı, otomotiv yatırımlarının artık yalnızca üretim maliyetiyle açıklanamayacağını belirterek, "Avrupa pazarına erişim, yerli içerik kuralları, batarya tedariki, teşviklerin bağlayıcılığı, lojistik avantaj, regülasyonlara uyum ve stratejik konumlanma yatırım kararlarında birlikte değerlendiriliyor. Çinli üreticiler açısından Avrupa içinde üretim yapmanın önemi artarken, Türkiye’nin Gümrük Birliği avantajı değerli olmakla birlikte tek başına yeterli görülmeyebilir" ifadelerini kullandı.

Aşçı, Avrupa Birliği’nin Çin menşeli elektrikli araçlara yönelik ek vergi uygulamaları ve yerli katkı tartışmalarının yatırım kararlarını daha hassas ve çok katmanlı hale getirdiğini dile getirdi.