Gerçek olanların yanı sıra kimi yapay zekâyla yaratılmış bilgi ve belgeler de dolaşıma sokulup beyinler bulandırılmaya çalışılsa da, bu hikâyenin içinden en net şekilde çekip çıkarabildiklerimiz arasında, iki kraliyet ailesinde yaşanan sarsıntı oldu. Öyle ya, dünyayı mükemmelliklerine inandıran, lüks yaşamları devlet bütçesiyle finanse edilen kraliyetlerin sonunun bile gelebileceği konuşulur oldu. Şimdi, Norveç ve İngiliz kraliyet aileleri, artan eleştirilerle karşı karşıya...
Dosyalar, Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit ile İngiltere kraliyet ailesinden, prens ünvanını kaptıran Andrew Mountbatten-Windsor'un eski eşi Sarah Ferguson'un, Epstein'le yakınlığını ortaya serdi. Her iki kadının da Epstein'in cinsel suçlu olarak kayıtlara geçmesinden ve hapse mahkum edilmesinden yıllar sonra bile onunla arkadaşlıklarını sürdürdüğü öğrenildi.
Epstein ile iki kraliyet üyesi kadın arasındaki bağlar daha önce kamuoyuna açıklanmıştı. Şimdi ortaya çıkan e-postalar, onların herhangi bir suç faaliyetinde bulunduklarına dair bir kanıt göstermiyor. Ancak e-postalar yeni ayrıntılar sunuyor ve bazı durumlarda ilişkilerin daha önce bilindiğinden daha derin olduğunu ortaya seriyor.
ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan ve kısmen sansürlenmiş üç milyon belge arasında yer alan e-postalarda Norveç Prensesi Mette-Marit, 2011 ile 2013 yılları arasında Epstein'den sevgi dolu ifadelerle bahsediyor. "Beynimi gıdıklıyorsun", "Beni gülümsetiyorsun", "Çok tatlısın", "Sıkıcı parti. Gel bizi kurtar. Sıkıntıdan ölüyorum" gibi ifadeler kullanan Mette-Marit, 2001'den bu yana Norveç Veliaht Prensi Haakon'la evli.
Norveç Sarayı'nın daha önce yalanladığı, ancak belgelerle kanıtlanan bir diğer skandal, Veliaht Prenses'in 2013 yılında Epstein’in Palm Beach’teki cinsel istismar eylemleriyle anılan malikanesinde dört gün kaldığının ortaya çıkması oldu.
Veliaht Prenses Mette-Marit geride bıraktığımız hafta bir özür açıklaması yaparak, Epstein'in geçmişini daha kapsamlı bir şekilde araştırmadığı için sorumluluk aldığını ve Epstein ile herhangi bir temasta bulunmuş olmaktan pişmanlık duyduğunu belirtti.