Barış Arduç, geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda Gupse Özay ile olan ilişkilerine dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Evlilik kararlarını garantici yapılarına dayandıran Arduç, nikâh masasına oturma sürecini şu sözlerle özetledi: Biz 12 yıldır beraberiz, evleneli ise 5 sene oldu. Duygularımızdan her zaman emindik ancak hayatı paylaşmak ve çocuk sahibi olmak çok ciddi bir sorumluluk. Herkes bu adımı, hayatında bir kez ve doğru insanla atmak ister. Bu yüzden acele etmedik. Pandemi dönemi, evde birlikte vakit geçirmeyi ne kadar sevdiğimizin en somut kanıtı oldu. Çocuk yapmaya karar verdiğimiz an, evliliği de hayata geçirdik.

Barış Arduç ile Gupse Özay için pandemi dönemi bir sağlamlaştırma süreci olsa da, genel istatistikler, tablonun her zaman bu kadar toz pembe olmadığını gösterdi. Arduç’un; "Pandemide birbirimizi daha çok sevdik ve çocuk kararı aldık" yaklaşımı, ne yazık ki toplumun genelinde karşılık bulmadı.

Pandemi sonrası verilere baktığımızda; Barış Arduç ile Gupse Özay’ın aksine, küresel çapta doğurganlık hızı tarihi dipleri gördü. Gelecekle ilgili belirsizlik, birçok çiftin çocuk planlarını iptal etmesine veya ertelemesine neden oldu.

Pandemi süreci, birçok çift için bağlayıcı olmaktan ziyade yıpratıcı bir sınav niteliğindeydi. Barış Arduç ile Gupse Özay'ın aksine, birçok çift, bu süreci evliliğe gitmek için değil, ilişkilerini sonlandırmak için bir dönüm noktası olarak yaşadı. Pandeminin demografik etkileri, bu durumun bir genelleme değil, istisnai bir durum olduğunu gözler önüne serdi.

2020 - 2023 arasında yaşanan COVID -19 pandemisinde oluşan gelecek kaygısı, zaten sürekli düşme eğilimindeki doğurganlık hızına daha da ivme kazandırdı.

Yapılan araştırmalar, Türkiye’de hamilelik planlayan kadınların; % 45'inin pandemi nedeniyle bu planlarını durdurduğunu gösterdi.