Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Sanata adanmış bir ömür... Tiyatro sahnesinde geçen sayısız perde açıp perde kapatan bir tiyatro oyunu gibi Haldun Dormen’in yaşamı. Bugünün sayısız usta sanatçısını yetiştiren Haldun Dormen ile en son haziran ayında evinde buluşmuş ve yeni projelerini konuşmuştuk. Evinin duvarları makaleler, kitaplar, fotoğraflar, albümler, masklar, gazete küpürleri... Ve tabii kitaplar ile doluydu. Bir müze kurabilirsiniz, demiştim. Benden sonra çocuklarım karar verirler, diye cevaplamıştı.

Öyle ya dile kolay yaklaşık 75 yılını sanata adayan ustanın ardında bıraktıkları sadece sanatın değil ülkenin kısa bir özeti gibiydi. Öyle ya, bizim ülkemizde sanatçı olmak çok kolay değil, hele ki bir asra yakın zamandır sanatla uğraşan Haldun Dormen, ne kadar çok hükümet ve ihtilal görmüş. Dormen’e sorduğum bir soru röportajın yayımlandığı gün ülke gündemine oturmuştu. “Türkiye’nin sizce en büyük derdi nedir?” diye sorduğum soruya, “Söylersem hapse tıkarlar!” cevabını vermişti usta sanatçı.

- Uzun bir yol sizin yolunuz, yolda devam edenler, duraklarda inenler, unutamadıklarınız, anılar, eski dostlar desem size, ne dersiniz?

H. DORMEN: Unutamadığım o kadar çok insan var ki maalesef. Kaybettiklerimiz. Bu ölümler beni mahvediyor. Anılar çok fazla, hatırlamak şimdi hemen zor. Mesela belgeselini çekiyorlar Adile Naşit’in. O kadar çok iş yaptık ki. Adile Naşit’i tanımak lazımdı. Çok esprili bir kadındı. Çok iyi vakit geçirdik. Çok eğlendik. Çok güzel şeyler yaptık. İşine karşı çok disiplinliydi. Tiyatro çok ciddi bir iştir, derdi. Daha sonra televizyoncu oldu bildiğiniz gibi. Türkiye tanıdı onu sonra. Vallahi binlerce insan. Bazılarını hatırlayamıyorum bile. Resim gösteriyorlar bana yine de hatırlamıyorum. Hâlâ beni dost olarak arayanlar var. Erol mesela. Erol Evgin ile bizim aramız çok iyidir, İzzet Günay’la da...

Haldun Dormen 5 Nisan 1928 tarihinde Mersin’de dünyaya geldi. Sahneye ilk defa Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisi iken Demirbank adlı oyununda “Yirmibeş Kuruş” rolüyle çıktı. Lise öğrenimini Robert Kolej’de tamamladı. Tiyatro eğitimini ABD’de Yale Üniversitesi’nde aldı. Yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. İki yıl süreyle ABD’de çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmenlik yaptı. Hollywood’da Pasadena Playhouse’da 4 oyunda oynadı. İstanbul’a döndüğünde önce Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’ye girdi ve Cinayet Var başlıklı oyundaki dedektif rolüyle ilk kez Türk seyircisi karşısına çıktı. O sıralarda Beyoğlu Parmakkapı Sokak’ta genç amatörlerle birlikte 60 kişilik bir cep tiyatrosu kurdu.