Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Yeni bir yıla girdik. Peki geride bıraktığımız yılda ülkemizin birçok bölgesinde yapılan arkeolojik keşifler bizlere neler sundu? Geçtiğimiz yıl Türkiye’de müze kazıları dışında yaklaşık 200 arkeolojik kazı yürütüldü.
Arkeologlar nihayetinde yaşamı, yaşamın tamamını kazıyor ve gün yüzüne çıkarıyor. Bu sayede binlerce yıl önce Anadolu topraklarında yaşamış birbirinden farklı medeniyetlere ve toplulukların yaşamlarına tanıklık ediyoruz. Bu çok uzun ve meşakatli bir yolculuk. Bir arkeoloğun bu kazılarda döktüğü ter, harcadığı caba çok önemli.
Myra-Andrake Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çevik daha önce yaptığımız bir söyleşide söylediği sözle tüm süreci ve verilen emeği özetler nitelikte: “Arkeologlar, sonucu görmeden ölür.”
2025’in en önemli beş kazısını Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu yöneticisi Nezih Başgelen ile konuştuk. Göbeklitepe ve Karahantepe kazılarının özetini ise Prof. Dr. Necmi Karul da bizlerle paylaştı.
2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Taş Tepeler adı ile başlatılan Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi ile ilgili olarak proje yöneticisi Necmi Karul bu kapsamda, Harran Ovası’nın etrafında, 2025 yılı itibarıyla 10 farklı alanda arkeolojik kazı çalışmalarının yürütüldüğünü; bu çalışmalarda İstanbul, Çukurova, Ege ve Harran üniversiteleri ile İngiltere, Japonya, Fransa, İspanya, Almanya ve Çin gibi dünyanın farklı bölgelerinden gelen araştırmacıların bulunduğunu; 2025 yılı itibarıyla projede 15 Türk, 21 yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurumun görev aldığını; Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün öncülüğünde yürütülen bu projede Geleceğe Miras Projesi kapsamında ise arkeolojik kazıların yanı sıra restorasyon ve koruma çalışmalarının da sürdürüldüğünü belirtti.