Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Steven Spielberg çocukluğundan beri gökyüzüne bakmaktan hiç vazgeçmedi, dünya dışı varlıkların yaşamına hep ilgi, hayranlık duydu. Babasıyla bir yaz gecesi tanık olduğu meteor yağmurunun olağanüstü görüntüsü onu derinden etkiledi.

Son filmi aksiyon-bilimkurgu İfşa Günü’nde bazı şeylerin değiştiğini fark ederiz. 1970’lerin hayalleri kayboldu, yerini 24 saat yayın yapan haber kanallarının sahte görüntüleri, bilgi kirliliği, yapay zeka, askeri videolar, sosyal medyanın çarpıtılmış haberleri aldı.

79 yaşındaki yönetmen evrendeki bilinmeyenlere her zaman ilgi duyduğunu açıkladı: ’Neler olup bittiğini hep merak ettim. Yalnız mıyız, değil miyiz? Eğer yalnız değilsek bu bize neden söylenmedi?’.

İfşa Günü’nde Spielberg Amerikan hükümetlerince uzun yıllardır saklanan sırların, gizli bilgilerin kamuoyuna açıklanmasını ister, gerçek nedir sorusunu sorar. Film, insanlık- dünya dışı uygarlıklarteknolojiyi aktaran Üçüncü Türle Yakınlaşmalar (1977), E.T. (1982), Yapay Zeka (2001) filmlerinin karışımından, yönetmenin 50 yıllık tutkusundan oluşuyor. New York Times’ta “Pentagon’un Gizemli Ufo Programı” başlıklı makaleyi (2017) okuduktan sonra yönetmenin merakı yeniden depreşti.

Gerçek olaylardan, 1947’deki Roswell vakası, 60’larda uçan dairenin tarlada oluşturduğu geometrik desenlerden yola çıkan senarist David Koepp gerçekçi doğruluk için 42 ayrı senaryo yazdı. Gizli arşivler, dijital komplolar, kaçan ve saklanan tanıklar, federal ajanlar, gizli örgütler, derin devlet, seçilmiş kişiler, takip sahnelerini izlerken yüksek bütçeli yapımın uzaylılardan çok gerçekle olan ilişkimizi sorguladığını görürüz.