Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

İşçilerle birlikte sanatçılar, sanat emekçileri de alanlardaydı. İstanbul’da iki farklı alandaki kutlamalarda bir araya gelen sanatçılar ve sanat emekçileri, hep bir ağızdan “Özgür sahne özgür tiyatro”, Susmuyoruz korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Özgür sanat özgür sinema” sloganlarını haykırdı. DİSK Sine-Sen, Sinema TV Sendikası, Oyuncular Sendikası, Sinema Oyuncuları Meslek Birliği (Biroy), Senarist-Bir, Yardımcı Yönetmenler Derneği, Özgür Sanat Meclisi, Kurgucular Dayanışması (KUDA) ve Devrimci Avantür Kadıköy’de, Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Kartal’da 1 Mayıs için bir araya geldi. Emekçiler 1 Mayıs’ı gazetemize değerlendirdi.

- DİSK Sine-Sen Genel Başkanı Galip Görür: Kültür sanat alanını birleştirerek 1 Mayıs’a geldik. İnancımız odur ki eğer sahne ve sinema emekçileri ve tüm kültür sanat emekçileri omuz omuza olmazsa bu alandaki sorunlar düzelmez. Çok ciddi derin problemlerimiz var. Bunların en başından gelen de uzun çalışma saatleri. Setlerde çok yoğun mobbingler var. Kara listeler var. Ücretlerin geç ödenmesi ve buna benzer çok ilginç uygulamalar var. Bunlara karşın bizler yani sinema alanında, tiyatro alanında ve bütün kültür sanat alanındaki insanların, üretenlerin burada 1 Mayıs’a sahip çıkması söz konusu.  

- Biroy Başkan Yardımcısı Sevda Kantarcı: Örgütlülüğe inanıyoruz. Burada birçok oyuncu arkadaşımız var ve ortak bir paydada buluşuyoruz. Haklarımız için. Aslında oyuncu işçidir. Ne kadar işçi olsalar da patron muamelesi görerek, birtakım hakları gasp ediliyor. Dolayısıyla biz bu haklarımız için burada mücadele ediyoruz.

- Sinema TV Sendikası Başkanı Seyhan Davarcı: Hâlâ statü olarak işçi sayılmazsak da dünyada en zor işkollarından birisi madencilikten sonra sinema sektörü. Yasal mevzuatlarda boşluklarımız olsa da sesimizi duyurmak için buradayız.

- Oyuncular Sendikası Genel Sekreteri Atilla Gündoğdu: Bu 1 Mayıs bizim için aslında bir kez daha sesimizi çıkarttığımız, taleplerimizi dile getirdiğimiz, bir kez daha oyuncuların işçi olduğunun, statüsünün bu olması gerektiğinin ve sosyal güvencenin, telif haklarının, adil gelirin oyuncular için de geçerli olduğunun bir kez daha söylenmesi demek. O yüzden burada tüm işçilerle birlikte yürüyor olmak, 1 Mayıs’ı kutluyor olmak aslında bir kez daha hatırlatıyor olmak çok güzel bizim için. Bunun dışında bu kez biraz daha sektörel bir örgütlenmeye gittik. Birlikte yürüyoruz çünkü sektör hepimize ayrı ayrı, aynı şeyleri yaşatır. Birlikte olursak bu sorunların daha çabuk çözüleceğini düşünüyoruz.