Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Film, Michael’ın sırtı izleyiciye dönük koridorda yürümesiyle başlar. Fonda hayranlarının çığlıklarını duyarız. Koyu renk ceket, beyaz parıltılı çoraplar, mokasenler, at kuyruğu şeklinde kıvırcık saçlar, sahneye çıkmadan önce zıplayıp ısınır.

Afro-Amerikalı yönetmen Antoine Fuqua, Michael filmine bu etkileyici sahneyle girer, Michael’ın zirveye nasıl ulaştığını geriye dönüşlerle betimler. Sanatçının 1966- 1988 yıllarını işleyen yönetmen, Jackson ailesinin yoksulluktan Michael’ın doğal yeteneği sayesinde nasıl doruğa ulaştığını aile dinamiklerine odaklanarak anlatır. Amacı putlaştırılan, çok sevilen tartışmalı bir süperstarın başarılı biyografisini yaşayanlara, ölenlere, anlaşmalara, hayvanlara, çocuklara, hak sahiplerine, herkesin anılarına saygı duyarak yansıtmaktır.

Michael Jackson inanılmaz bir yetenekti, hayatın getirdiği birçok yükü de taşıyan bir çocuk yıldızdı. Her ırktan, yaştan, sınıftan insanın hayranlık duyduğu, beğendiği, küresel hitler üreten kendisinin en iyi versiyonuydu. Kendinizi müziğe, danslara, koreografiye, ritme bırakın; gençlik anılarınızı yeniden yaşayın. Şiddet yanlısı, dayak atan babasının zoruyla altı yaşında sahneye çıkan, okula gidemeyen, uykusuz, yorgun Michael normal bir çocukluk dönemi geçirmedi. Pasif annesi oğlunu yeterince korumadı. Yaşıtları dışarıda oynarken o kardeşleriyle Jackson 5 grubunda solist olarak çalıştı.

Yetenekli, yalnız, hayalperest, kaderini kendi çizmek isteyen Michael dünyanın en büyük şovmeni oldu, boğucu bir çocukluğun ardından direncini, özgürleşmesini kutladı. Afro-Amerikalı sanatçılara yasak olan MTV müzik kanalı Michael’ın önünde eğildi.

Yoksul mahalle çetelerinin cinayetlerini engellemek için onlarla buluştu, onları kliplerinde oynatıp hayatlarını değiştirdi, müziğin ve sevginin insanları bir araya getirebileceğine inanıyordu. Fuqua’nın çektiği ilk sahne amcasına çok benzeyen Jafaar Jackson’ın Bad şarkısını söylemesiydi, bu Michael’ın yaratıcı özgürlüğünü kazandığı turneydi. Jafaar’ın 600 figüranın karşısında şarkı söylemesi gerçek bir konser gibiydi.