Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Fransız siyaset bilimci, sosyolog, tarihçi, siyasetçi ve yazar Alexis de Tocqueville (1805-1859), modern siyaset felsefesinin özgürlük, eşitlik, egemenlik, adalet gibi temel meselelerini tartıştığı Amerika’da Demokrasi Üzerine adlı eserinde özel olarak “demokrasi” kavramını mercek altına alır. Toplumsal ve siyasal çalkantılarla altüst olan modern dünyanın sorunlarının çözümüne dair demokrasi dışında bir başka seçenek daha yoktur.

Tocqueville’e göre, demokrasinin “karşı konmaz ve evrensel yükselişi” karşısında durabilecek muhtelif “güç” odaklarının, yani geçmişin tutucu otorite oluşumlarının (aristokrasinin, kilisenin vb.) bu yükselişin önünü almaya yönelik çabaları nafiledir; demokrasi er ya da geç kendi gerçekliğine uygun bir dünya tesis edecektir. Amerika özelindeki demokrasi pratiklerinin Kıta Avrupası’ndaki pratiklerle mukayese edilmesi ise kitabın en kıymetleri yanlarından biridir. Tocqueville’in karşılaştırmalı bir siyaset perspektifinden hareketle tasavvur ettiği demokrasi düşüncesi dün olduğu gibi bugün de güncelliğini koruyan zengin bir muhtevaya sahip.

Savaşan Beylikler Dönemi (MÖ 475-MÖ 221), yalnızca sürekli askerî çatışmalarla değil, bu çatışmaların doğurduğu entelektüel canlılıkla da anılır. Bu dönemin askerî ve felsefi birikimi, daha sonra İmparator Shenzong döneminde ‘Yedi Askerî Klasik’ adı altında toplanmıştır. Çin askerî düşüncesinin temelini oluşturan bu yedi klasiğin en önemlileri, Sun Zi’nin Savaş Sanatı ile birlikte Wu Qi ve Sima Rangju’nun eserleri Wuzi ve Sima Fa’dır. 

Bu dönemde yaşamış ünlü general, filozof ve devlet adamı olan Wu Qi, sadece askerî dehasıyla değil, Chu Beyliği’nde yaptığı yönetim reformlarıyla da ünlüdür. Yaşamına dair pek az bilginin günümüze ulaştığı Sima Rangju ise orduda disipline verdiği önemle tanınan efsanevi bir komutandır. Savaşan Beylikler Dönemi’nin askerî değerlerini şekillendiren iki zıt felsefi kutbu temsil eserlerinden Wuzi devletin iç düzenini, kaynaklarını ve askerî düzenini merkeze alan, pragmatik ve sonuç odaklı bir yaklaşımı benimser. Sima Fa ise Konfüçyüsçü ve törensel değerlere bağlı kalarak savaşın ahlaki meşruiyetini sorgulayan bir yaklaşımla, daha eski ve idealize edilmiş bir geleneği yansıtır.

İlerleme fikri modern dünyanın en güçlü anlatılarından biridir. Bilimsel gelişme, ekonomik büyüme ve siyasal özgürleşme çoğu zaman tek bir doğrultuda ilerleyen bir tarih düşüncesi içinde birleştirilir. Bu anlatı, geçmişe bakarken geride bırakılan kayıpları görünmez kılan bir perspektif de üretir.