Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Türkiye’de dublaj ve seslendirme sanatı denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan usta yazar, sunucu ve seslendirme sanatçısı Yekta Kopan, sektörün geldiği noktaya dair sosyal medya hesabından zehir zemberek bir açıklama yayınladı.

Buz Devri'nin efsanevi tembel hayvanı Sid, Jim Carrey, Michael J. Fox ve Sylvester başta olmak üzere, çocukluğumuzdan yetişkinliğimize hafızalara kazınan yüzlerce yabancı ve yerli karaktere benzersiz sesiyle ruh veren Kopan; mesleğine olan özlemini dile getirirken, piyasayı kuşatan "hız, ucuzluk ve liyakatsizlik" sarmalına dikkat çekti.

Beş yaşından beri gururla yaptığı mesleğinin bir hobi gibi algılanmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Yekta Kopan, seslendirmenin bir oyunculuk disiplini ve uzmanlık gerektirdiğini vurguladı. Sektördeki amatörleşmeye karşı şu ifadeleri kullandı:

"Seslendirme; 'üç günlük kurs aldım', 'çocukluktan beri ilgim vardı', 'boş zamanlarımda yapıyorum' denecek bir alan değil. Bu bir uzmanlık, bir oyunculuk disiplini, yılların emeği. Ben boş zamanımda diyetisyenlik yapmıyorsam, herkes de boş zamanında seslendirmeci olamaz. Seslendirme, kanalların ekonomik sömürü alanı değildir."

Sektörde yeni devreye sokulan ve hem sanata hem de emeğe darbe vuran bir uygulamayı ifşa eden Kopan, bazı yayıncıların ve stüdyoların, geçmişte usta isimler tarafından seslendirilen uzun soluklu eski dizileri inanılmaz kısa sürede yeniden seslendirmek istediğini belirtti. Reklam gelirleri ve "yaza yetişsin" mantığıyla, aynı karaktere birkaç sezonda bir farklı oyuncuların konuşturularak "hızlı teslimat" planlandığını söyleyen usta sanatçı, bu duruma sert tepki gösterdi: