Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Türkiye’nin akciğerlerini yitirdiği orman yangınları, sadece doğada değil, sanatın derin sularında da sarsıcı izler bıraktı. Ressam Gönül Uz, bu felaketlerin yarattığı sıkışmayı ve çaresizliği, fırçasıyla bir direniş alanına dönüştürdü. Sanatçının “Ateş ile Su Arasında” başlıklı kişisel sergisi, bugün saat 18.00’de Ankara Çankaya'daki Tuğrul Velidedeoğlu Sanat Galerisi’nde kapılarını açıyor.

Sergi, izleyiciye bir doğa manzarasından ziyade, bir felaketin "yanmış ve kül olmuş" anatomisini sunuyor. Yangın hattına su taşıyan helikopterlerin gürültüsü altında üretilen bu eserler, sanatçının deyimiyle tuvalde birer "çığlığa" dönüşen yapraklardan oluşuyor. Ancak bu yapraklar dekoratif bir motif değil; isli kahvelerin, alev turuncusunun ve küllerin arasında savrulan, haber akışının ittiği birer hayat belirtisi olarak karşımıza çıkıyor.

Serginin en sarsıcı hikâyesi ise yangın söndürme çalışmaları sırasında denizden çekilen sularla birlikte ormana, alevlerin içine düşen balıkların dramı. Bu trajik olaydan etkilenen Uz, 50’nin üzerinde eser ürettiği bu süreçte, yaprak lekelerinin arasından beliren balık figürlerini belirginleştirmiş. Böylece suyun kurtarıcı gücü ile ateşin yok ediciliği, "olmaması gereken yerde" can veren canlıların hikâyesinde düğümleniyor.

Gönül Uz’un resimlerinde turkuaz bir ferahlığı değil, yetersiz kalan suyu; pas tonları ise toprağı değil, kavrulmuş bir yüzeyi temsil ediyor. Boyanın akışı ve yüzeydeki sert çizikler, yangının pürüzsüz olmayan, acı veren gerçeğini açıkta bırakıyor. Sanatçı, felaketi bir görsel şölene dönüştürmeyi reddederek, izleyiciyi şu net cümleyle baş başa bırakıyor: “Herkes üzerine düşeni yapsın; ormanlarımız, canlarımız yok olmasın.”

Sergi, 26 Şubat’a kadar (Pazar, Pazartesi ve resmî tatiller hariç) 12.00–18.00 saatleri arasında Çankaya Yıldızevler’deki Tuğrul Velidedeoğlu Sanat Galerisi’nde görülebilir.