Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.
Güç, kuvvet, asalet ve zarafet; dostluk, yoldaşlık, sadakat ve güven; dilek, ölüm ve yaşam... Ama en çok da özgürlük, atı tanımlayan sözcük.
Fotoğraf sanatçısı A. Halim Kulaksız, daha önce mimari fotoğraflarda kullandığı özgün tekniği olan “mozaist” (çoklu imge) tekniğiyle birlikte kadrajını bu kez doğanın, “vahşi” doğanın en hareketli figürüne doğrultuyor: atlara. Geçen hafta Piramid Sanat’ta açılan “Vahşi ve Özgür” sergisi, sanatçının “Atların doğasındaki o durdurulamaz kinetik enerjiyi, fotoğrafın durağan karesine hapsetmeden nasıl aktarabilirim” sorusundan yola çıkılarak oluşturulmuş.
Serginin açılışına Küba İstanbul Başkonsolosu Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas ile Ingrid Lopez Lopez’in yanı sıra gazetemizin yazarı ve sanatçı Bedri Baykam ile birlikte kültür sanat dünyasından birçok isim katıldı.
Sergi katına çıktığınızda, ilk olarak çok büyük bir emeği görüyorsunuz. Kulaksız, Nevşehir’in Kapadokya ilçesindeki eşsiz coğrafyada, fotoğraf makinesiyle atların “vahşi” ve “özgür” anlarının peşinde uzun süre koşmuş. Ardından özgün tekniğiyle bilgisayarın başına geçmiş, var olan fotoğrafı, çektiği diğer fotoğraflarla yeniden oluşturmuş. Ortaya da görsel bir zenginlik çıkmış.
Kulaksız’a bu sergiyi mozaist tekniğiyle oluşturma fikrinin kökenini sorduk, şöyle yanıtladı: “İzleyicinin, doğanın sadece ‘seyirlik bir manzara’ olmadığını, aslında devasa ve kusursuz işleyen bir organizma olduğunu hissetmesini arzuluyoruz. Mozaist tekniği sayesinde, uzaktan bakıldığında net bir bütünlük sunan görüntüler, yaklaştıkça binlerce parçaya bölünüyor. Bu, tıpkı ekosistemin kendisi gibi her küçük parça (birey), bütünü (doğayı) oluşturuyor. Ziyaretçilerin sergiden ayrılırken vahşi yaşama karşı bir hayranlığın yanı sıra, o özgürlüğün kırılganlığına dair bir sorumluluk hissiyle ayrılmalarını bekliyoruz.”