Kitap dünyasına açılan kapınızı aralayın! En sevdiğiniz kitapları indirimli fiyatlarla keşfedin ve hayal gücünüzü genişletin.

Yönetmen İlker Çatak’ın ülkemizde gösterime giren Öğretmenler Odası filmiyle yazıma başlamak istiyorum.

Çatak, idealist, özverili lise öğretmeni Carla karakteriyle birlikte Almanya’ya gönderme yapar. Genç kadın idealleri ve sistemin ağırlığı arasında sıkışıp kalmıştır. Yönetmen minimalist bir anlatımla, sağlam bir senaryoyla eğitime ait sorunları analiz eder, kimsenin motivasyonunu çözmeye çalışmaz. İhbarlar, suçlamalar, tehditler, fikir ayrılıkları, huzursuzluk, şiddet, psikolojik baskı, önyargılar, ayrımcılık, ırkçılık film süresince karşımıza çıkar. Eğitim sistemindeki ikiyüzlülük, zorbalık, gelişmiş ülke demokratik Almanya’nın küçük ölçekte bir yansımasıdır. Okul erk oyunlarıyla, adaletsizliğiyle, ayrımcılığıyla toplumu yansıtır. Sosyal dramda gerilim kademe kademe tırmanır. Baskıyı, boğucu ortamı güçlendirmek için 4:3 formatı kullanan görüntü yönetmeni Judith Kaufmann donuk, soğuk bir atmosfer yaratmıştır. İlker Çatak boğucu atmosferi mesafeli anlatımıyla yetkinlikle kurar.

78. Berlin Film Festivali’nde jüri Altın Ayı Ödülü’nü Sarı Zarflar’a verdi, jüri başkanı Wim Wenders ödülü verirken Batı demokrasilerinin benzer tehlikelerle karşı karşıya kalabileceğini vurguladı. İlker Çatak, Avrupalı izleyicileri, eleştirmenleri filmini demokrasi ve otoriteleşme risklerinin evrensel bir alegorisi olarak algıladıklarını açıkladı. Wim Wenders’i Selanik Film Festivali’nde (2006) verdiği ustalık sınıfında tanıdım , ona birkaç sorum oldu, Wenders’in alçakgönüllü, kibirsiz bir yaratıcı olduğunu anladım. İlker Çatak’ında ustası Wenders gibi alçakgönüllü, kibirsiz olduğunu düşünüyorum.

Baskıcı bir atmosferde geçen bir evliliği anlatmak isteyen yönetmen bunu Türk sanatçı bir çift üzerinden yola çıkarak evrensel bir boyuta taşır. Tiyatro oyuncusu Derya ve oyun yazarı, akademisyen eşi Aziz politik görüşlerinden ötürü üniversiteden, konservatuvardan atılır, üst üste tebligatlar alınca İstanbul’dan kızlarıyla birlikte Aziz’in annesinin yanına Ankara’ya taşınırlar. Çatak olayları geride durarak anlatır tıpkı Öğretmenler Odası’ndaki gibi. Abartmaz, dramatikleştirmez, melodrama kaçmaz. Bu ailenin dramını küreselleşmenin bir parçası olarak yansıtır. Koşullardan dolayı çiftin evliliği de çıkmaza girer, kızları ebeveynlerinden gittikçe uzaklaşır. Aziz, tiyatroyla dünyayı kurtarabilecek midir?

Oyuncu kadrosunun tümü Özgü Namal, Tansu Biçer, İpek Bilgin, Leyla Smyrna Cabas, Aydın Işık, Aziz Çapkut, Jale Arıkan, Yusuf Akgün, Uygar Tamer, Seda Türkmen, Emre Bakar, Elit İşcan, Sultan Ulutaş Alopé, Emine Meryem, İpek Seyalıoğlu başarılı performanslar sunar. Görüntü yönetmeni Judith Kaufmann’ın görsel çalışması yine etkileyici. Müzik (Marvin Miller), yapım tasarımları (Zazie Miller), yine titiz bir çalışmayla karşımızda.