Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde bulunan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesinde, Roma döneminin antik tarifleri Türk Mutfağı Haftası kapsamında "Bir Sofrada Miras" temasıyla gün yüzüne çıkartılarak sunuldu.

Diyarbakır'ın ve insanlık tarihinin en önemli askeri yerleşimlerinden biri olan tarihi Zerzevan Kalesi, bu kez kapılarını gastronomi tarihine dair çok özel bir etkinliğe açtı. Türk Mutfağı Haftası kapsamında "Bir Sofrada Miras" temasıyla düzenlenen gastronomi deneyiminde, binlerce yıllık geçmişe sahip Roma dönemi antik tarifleri, dönemin en ünlü yemek yazarlarının özgün reçeteleri ışığında yeniden hayat buldu. Roma mutfağının bilinen en eski tatlılarından globi, Roma elit mutfağının zengin sos kültürünü ve gelişmiş pişirme tekniklerini yansıtan, özel davet ve tören sofralarının baş tacı conchiclatu pullus (doldurulmuş tavuk yemeği), dulcia domestica (ballı hurma tatlısı), panis ouadratus ekmeği ve su, üzüm sirkesi, bal, kişniş, rezene tohumu, taze nane ve kekik karışımıyla hazırlanan posca hazırlanıp sunuldu.

Burada konuşan Vali Yardımcısı İlyas Öztürk, "Bir Sofrada Miras" temasıyla Türk Mutfağı Haftası kapsamında Zerzevan Kalesinde olduklarını, Roma'dan miras kalan reçetelerle birlikte ürünleri tatmış olacaklarını söyledi. Zerzevan'ın, çok önemli bir turizm destinasyonu olduğunu belirten Öztürk, "Diyarbakır'ımızın gastronomisi de çok büyük, Hem Roma'nın geçmişten gelen birikimi, hem Diyarbakır'ımızın mevcut güçlü mutfağıyla Türk Mutfağını başlatmış olacağız" dedi.

Zerzevan Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesinin, Roman'ın sınır garnizonu ve önemli bir askeri yerleşim olduğunu anımsatarak, kazıların 12 yıldır devam ettiğine değindi. Arkeolojik kazılarda çok sayıda pişirme kapları, servis kapları, bununla birlikte sosluklar bulduklarını aktaran Coşkun, bunun da burada önemli bir yemek kültürü olduğunu gösterdiğine dikkat çekti. Coşkun, birçok sunumun yapıldığını görmekte olduklarını ifade ederek, "Antik kaynaklardan da yola çıkarak Zerzevan'dan çıkan bulgularla yola çıkıp birleştirerek bir Roma menüsü hazırlandı. Birebir antik reçeteye göre yapıldı. Bu yemeklerin burada tüketildiğini biliyoruz. Kazılarda sadece seramikler, kaplar değil, bununla birlikte aslında çok sayıda hayvan kemikleri de bulundu" diye konuştu.

Baklagillerin yanı sıra kırmızı ve beyaz et tüketiminin de olduğunu gördüklerini aktaran Prof. Dr. Coşkun, "Tespit ettik, çalışmalar bize bunu gösterdi. Türk Mutfağı Haftası kapsamında bir sofrada miras, Roma'da günümüzde nasıldı. Burada bunu biraz anlatmak istedik. Zerzevan'da tüketilen beş ürün ortaya koyduk. Bunlar, burada kalıntılarına ulaştığımız ürünler. Pullus, posca, globi gibi menülerden oluşan 4 yemek, tatlı ve bununla birlikte içecek sunumu yaptık. Antik reçeteye uygun olarak yapıldı. Zerzevan'da önemli bir gastronomi kültürü var. Bu kültürü de ortaya koyacağız. Belki yeni menüler, yeni reçeteler ortaya koyacağız" ifadelerini kullandı.

Programa Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürü İrfan Tekin'in yanı sıra çok sayıda davetli katılarak asırlık lezzetleri tattı. - DİYARBAKIR