* “Succession” sizin için kapıları açtı. Peki sonrasında hangi projelerde yer alacağınıza karar vermek ne kadar zordu?
- Evet, çok zor bir süreçti. Çünkü “Succession” kariyerimi değiştiren, çok büyük ve inanılmaz bir dönüm noktasıydı. O nedenle sonrası için yaklaşımım hep şuydu: Birbirinden farklı işler seçmek ve asla kıyaslamamak. Çünkü “Succession” hem yaşadığım deneyim hem de kurduğu dünya açısından kolay kolay üzerine çıkılabilecek bir şey değil. Benim için çok şey ifade etti. Yeni bir şey ararken en önemli kriterim, gerçekten farklı olmasıydı.
* Son dönemde gerçekten çok güçlü bir ivme yakaladınız. Dengeyi kurarken neyi aklınızda tutuyorsunuz?
- Bir anne olarak olabildiğince anda kalabilmek. Kızımın yanında olabildiğim kadar olmak ve onun yaratıcı, hayal gücüyle dolu dünyasına dahil olabilmek. Şu anda 2.5 yaşında ve hayal dünyasını gerçekten geliştirmeye başladığı harika bir döneme girdi. Bebeklerle, oyuncak ayılarla oynuyoruz; bir bakıyoruz havuzdayız, sonra sahile gidiyoruz. Sürekli başka bir dünyaya geçiyoruz. Dengeyi de böyle kuruyorum; o oyunun içine girdiğimde...
HEPİMİZ ZORLUKLARIN ÜSTESİNDEN GELEBİLİRİZ
* Yapımcı olarak sizi “All Her Fault” dizisine ve ele aldığı temalara ne çekti?