YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Organize Sanayi Bölgeleri Meslek Yüksekokulları (OSB-MYO) Modeli'nin üniversite-sektör entegrasyonunu gerçek anlamda mümkün kıldığını belirtip, "21 üniversitemizde 22 OSB-MYO faaliyet göstermektedir. OSB-MYO mezunlarının istihdam oranlarının yüzde 90'ların üzerine çıkması, bu projenin başarısını açık bir şekilde ortaya koymaktadır" dedi.
Erol Özvar, İzmir programı kapsamında Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda (EBSO) 'Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması Toplantısı ve EBSO-YÖK İş Birliği Protokolü' imza törenine katıldı. Toplantıya; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Yükseköğretim Kurulu Yürütme Kurulu üyeleri, İzmir ve bölge üniversitelerin rektörleri, akademisyenler, oda ve STK temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Erol Özvar, günümüz dünyasında, yükseköğretimin yalnızca eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir alan olmaktan çıktığını belirtip, "Yükseköğretim politikalarının sadece bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değil; aynı zamanda gelecekteki ekonomik ve teknolojik değişimleri ve iş gücü ihtiyaçlarını öngören uzun vadeli bir anlayışla belirlenmesi gerekmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak son yıllarda yükseköğretim sistemimizi bu anlayışla yeniden yapılandırıyoruz" dedi.
'ÜNİVERSİTE-SEKTÖR İŞ BİRLİĞİ YAPISAL BİR ZORUNLULUK'
Yükseköğretimde stratejik bir dönüşümü hayata geçirdiklerini vurgulayan Özvar, üniversitelerin başarılarının kontenjan ve mezun sayılarıyla ölçülmediğini belirtip, "Önemli olan husus; mezunlarımızın öğrenim gördükleri alanda ne kadar yetkin oldukları, iş gücü piyasasına ne kadar hızlı ve sağlıklı bir şekilde entegre oldukları, edindikleri bilgi ve becerilerin sektörün beklentileriyle ne ölçüde örtüştüğü, üretime ne düzeyde katkı sundukları ve ülkemizin kalkınma hedeflerine nasıl bir değer kattıklarıdır. Yürüttüğümüz stratejik dönüşüm sürecinin en kritik boyutlarından biri, yükseköğretim ile sektör arasındaki ilişkinin yeniden kurgulanmasıdır. Üniversite-sektör iş birliğini bir tercih olarak değil, yapısal bir zorunluluk olarak görmek durumundayız" diye konuştu.
YÜKSEKÖĞRETİMDE 'DÖNÜŞÜMÜ ÖNGÖREN YAPI' HEDEFİ
Özvar, "Son 25 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yükseköğretim altyapısına muazzam bir yatırım yapılmıştır. Ülkemizde çok sayıda yeni üniversite açılmış, her ilde en az bir üniversite kurulmuştur. Bugün 208 yükseköğretim kurumuna, yaklaşık 187 bin akademisyene ve 7 milyona yakın üniversite öğrencisine sahibiz" dedi. Yükseköğretim sisteminin artık niceliksel büyümeden çok niteliksel gelişmeye odaklandığını belirten Özvar, kontenjan planlamasını artık çok daha rasyonel, veri temelli ve sektör odaklı bir anlayışla yürüttüklerini vurgulayarak, "Bir taraftan bazı alanlarda kontenjanlarda azaltmaya giderken, diğer taraftan ülkemizin ihtiyaç duyduğu yeni alanlarda program açılmasını güçlü bir şekilde teşvik ediyoruz. Yapay zeka, dijital teknolojiler, ileri üretim sistemleri, yeşil dönüşüm, enerji, tarım teknolojileri ve sağlık alanları gibi stratejik sektörlerde yeni programların açılması, bu dönüşümün en somut göstergelerinden biridir. Amacımız; yükseköğretim sistemimizi, dönüşümü geriden takip eden değil; dönüşümü öngören ve yön veren bir yapıya kavuşturmaktır" diye konuştu.