- Müzikle tanışmam çok küçük yaşlara dayanıyor. Dayım Erol Parlak bağlama üstadıdır ve Neşet Ertaş’ın manevi oğludur. Bana 3 yaşımda bir cura hediye etti. O tınılar beni bugünlere getirdi. Ergenlik dönemimde düğünlerde sahne alarak pratik yaptım. Hatta kendi sünnet düğünümde bile sahneye çıktım.Selami Şahin bana kendi şarkılarından oluşan 10 şarkılık bir albüm hazırladı. Böylesine büyük bir ustanın yanımda olması çok kıymetliydi. O dönem Ankara’daydım, İstanbul’da değildim, bu yüzden bazı kopukluklar oldu ama iyi ki bu yola böyle bir duayenle başladım. O süreçte aranjörlerle tanıştım, sektörü öğrendim.
Ozan Çolakoğlu ile tanışmam da o döneme denk geliyor. Ben de bir parçam olduğunu söyledim ve dinlettim. “Sana Güvenmiyorum Artık Anlasana” adlı şarkıyı çok sevdiler. İlk ciddi adımım böyle başladı. Sonrasında Murat Dalkılıç, Bengü, Niran Ünsal, Yıldız Tilbe derken herkes bana “Neden kendin için bir şey yapmıyorsun?” demeye başladı. Ben de “Toz” ile kendi yolculuğuma başladım.
- Şarkı yazarken insanları gözlemlerim. Sokakta yürürken insanların ruh hallerini incelerim, sonra oturup yazarım. Benim söz yazma matematiğim bu. Bir hit için insan enerjisine ihtiyacım var. Bugüne kadar “Yapboz”, “Toz”, “Teşekkür Ederim”, “Kafama Göre” gibi milyonlara ulaşan birçok şarkım oldu.
* Özel hayatında da enerjini kızın Dora’ya verdiğini söylüyorsun...
- Evet, kız babası olmak çok zor ama bir o kadar da güzel. Dora’yı yeryüzündeki her şeyden çok seviyorum, çünkü o benim bir parçam. Fırsat buldukça görüşmeye çalışıyorum. Eski eşimle artık birlikte değiliz. Nasip böyleymiş. Ama biz eski eşimle iyi bir denge kurduk. Başta iş arkadaşıydık, sonra evlendik ve ayrıldık. Gizem bana çok emek verdi, ben de onun yanında oldum. Emre Kaya olduktan sonra “Herkes yoluna” demek bana doğru gelmedi. Çünkü bu yola birlikte çıktık. Bugün hâlâ seviyeli bir arkadaşlığımız var ve en önemlisi bir evladımız var. Umarım bu huzur böyle devam eder.
- Şu an daha çok iyi bir dinleyici. 3.5 yaşında. Ben şarkı söylerken izliyor ama daha çok spora yatkın. Ben de sporcuyum, 10 yıl yüzdüm. Spor hem fiziksel hem de sahne duruşumu çok etkiledi. Son beş yıldır fitness yapıyorum, haftada üç gün bana yetiyor. Beslenmeme çok dikkat ediyorum. Gençlere özellikle şunu söylemek isterim: Asla iğne, steroid gibi şeylere yönelmesinler. Doğru beslenmek yeterli. “Ne yersen osun” gerçekten doğru.İnsanlar bana “Tipin değişti” diyor, estetik yaptırdığımı soruyorlar. Oysa ben içtiğim suya bile iyi niyetle yaklaşırım. Enerjiye inanıyorum. Aslında dış görünüşümüz iç dünyamızın bir yansıması.