'Yemen'dedir yanımdadır, yanımdadır, Yemen'dedir' şeklinde meşhur bir söz var. Asıl yakınlığın kalp yakınlığı, sevgi-ilgi yakınlığı olduğunu anlatıyor. Eğer böyle bir yakınlık yoksa aynı evin içinde fakat fersah fersah uzaktasınız demektir.

Bugün, anne ve babası hayatta olan ama ruhen sahipsiz bırakılmış bir nesil büyüyor. Enis Doko'nun tabiriyle 'Modern Yetimler'. Bu yetimlik, ebeveyn kaybından daha sessiz ama daha kalıcı bir yoksunluk üretiyor. 

Bu soru rahatsız edici. Çünkü cevabı sadece bir kişiye, bir aileye ya da tek bir kuruma yıkılamıyor. Ya da bizim çocuklarımızı kim büyütüyor? Eskiden bu sorunun cevabı netti. Bugün çok bulanık. Cevap artık bir isim değil, bir sistem. 

Dijital ortamlar istesek de istemesek de çocuklarımızın velayetini fiilen üstlenmiş durumda. Zorbalık ve şiddetin, öfkenin, nefretin, hakaretin, istismarın, sömürünün egemen olduğu fakat bedel ödemenin nadiren görüldüğü bir alan burası. Kendini özel ve üstün görme eğilimlerini destekliyor. 

Çocuklar, bize bir şey olmaz, istediğimizi yapabiliriz diye düşünüyorlar. Sorumluluk siliniyor bu mecralarda. Üstelik olduğunuzdan farklı görünme, kimliğinizi gizleme imkânı da var. 

Çocuklarımızın neyi göreceğine algoritmalar yoluyla bu yeni vasi karar veriyor. Dikkatini biz değil bu yeni vasi yönetiyor. Duygularını hatta geleceğini biz değil bu yeni vasi şekillendiriyor. Ve bu kararlar şeffaf değil; hesap vermez, sorgulanmaz ve çoğu zaman geri döndürülemez.