ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD ve İran arasındaki mutabakat zaptına ilişkin açıklamalarda bulundu. Vance, Başkan Trump'ın ifadeleriyle çelişkili olarak İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmesi durumunda 300 milyarlık bir varlığa erişebileceğini söyledi.
Vance, “Peki, işte bu tür bir şeye erişebilirler. Körfez Koalisyonu tarafından finanse edilecek, tabii ki kendi taahhütlerini yerine getirirlerse. Bence göreceğiniz şeylerden biri de insanlar buna şüpheyle yaklaşmalı. İran sistemindeki sertlik yanlıları, İran'ın elde edeceği faydaları abartırken bu faydaları almak için vermeleri gereken tüm tavizleri ve yerine getirmeleri gereken tüm yükümlülükleri ise küçümseyecekler. Bu yüzden Körfez ülkelerinin İran'ın yeniden inşasına yatırım yapmasına kesinlikle açığız ancak sadece İran nükleer programını tamamen sonlandırırsa, zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ortadan kaldırırsa ve gerçekten kapsamlı bir denetim ve yaptırım rejimine izin verirse. Bu rejim, Amerikan halkına güven verecek nitelikte olmalı” dedi.
Vance hala tam olarak duyurulmayan metnin bir buçuk sayfa olduğunu belirtti. “Evet, yani bu mutabakat zaptı yaklaşık bir buçuk sayfalık bir belge, yani oldukça genel bir metin. Ancak bu konu, İranlılarla yaptığımız görüşmelerin önemli bir parçası oldu ve birçok konuda da böyle” diye konuştu. Başkan Yardımcısı "Eğer İran normal bir ülke gibi davranırsa, onlara dünya ekonomisine hoş geldiniz" diyerek; maddi yaptırımların kaldırabileceğini de ima etti ve “Eğer İranlılar normal bir ülke gibi davranırlarsa, biz de onları normal bir ülke gibi muamele etmek ve dünya ekonomisine hoş geldin demek istiyoruz. Anlaşmanın birinci paragrafında etkili olarak ifade edilen şey şudur: İran, tıpkı Birleşik Devletler'in bölgesel barış ve istikrara kendini adaması gibi, kendini taahhüt etmektedir. Ve bunun bir parçası da İranlıların şiddet yanlısı terör örgütlerini finanse etmeyi durdurmak zorunda olmalarıdır” ifadelerini kullandı.
Vance, "Anlaşmanın temel unsurlarından biri Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunu imha etmesine yardımcı olacak olmasıdır. Bu mutabakat zaptında çok açık bir şekilde belirtilmiştir" ifadelerini de kullandı.