İran ile ABD arasında, savaşın sonlandırılması hedefine yönelik gerçekleştirilen görüşmeler özellikle Hürmüz Boğazı'nın İran tarafından açılması ve ABD'nin de deniz ablukasını kaldırması temelinde yürütülürken, uzmanlar iki tarafın "tavizsiz yaklaşımı" sebebiyle müzakerelerin "teknik düzeye inemediği" belirtiyor.
Nihai anlaşmaya zaman kazandırma amacı taşıyan bu görüşmeler henüz sonuca ulaşmamışken, uzmanlar müzakere ve ateşkesin kalıcı olma ihtimali ile İran'daki güç dengeleri ve ülke ekonomisini AA muhabirine değerlendirdi.
İran Orta Doğu Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Basra Körfezi ve Komşu Ülkeler Çalışmaları Grubu Direktörü Cevad Heyran Niya, ABD ve İran'ın savaş sonrası bir denge durumuna ulaşamadığını ve taraflardan hiçbirinin zafer ilan edecek durumda olmadığını söyledi.
Niya, savaşın devamı etmesi ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının, ABD ekonomisi dahil, küresel ekonomi üzerinde daha ağır etkilere yol açabileceğini belirterek, "Öte yandan İran ekonomisi de ağır bir darbe almıştır ve savaş sonrası ekonomik durum kötüleşmeye başlamıştır. Bu nedenle şu an itibarıyla iki tarafın da anlaşmayı savaşın devamından daha faydalı gördüğü ve anlaşma olasılığının daha yüksek olduğu anlaşılmaktadır." dedi.
"Deniz ablukasıyla kötüleşen ekonomik durum İran açısından anlaşmanın gerekliliğini de artırmıştır"
İran'ın, Hürmüz Boğazı konusunu (deniz ablukasının sona ermesi ve ABD'nin savaşı bitirmesi karşılığında Hürmüz Boğazı'nın açılması) nükleer meseleden ayırmaya çalıştığını ve ABD'nin, nükleer mesele dahil farklı konuların yer aldığı bir müzakerede deniz ablukası kozundan yararlanmasını istemediğini belirten Niya, "Bu plan ABD'nin muhalefetiyle karşılaşmış ve ABD Başkanı Donald Trump, deniz ablukasını ancak bir nükleer anlaşma sağlandığında kaldıracağını açıklamıştır." değerlendirmesinde bulundu.