(ANKARA) - ÜNİPERSEN üyeleri YÖK önünde beş günlük eyleme başladı. ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, YÖK önünde yaptığı açıklamada, üniversite idari personelinin aile bütünlüğü ve adil tayin talebinin iki dönemdir söz verilip karşılanmadığını belirterek "Bu çalışma YÖK Başkanı'nın keyfine göre mi oluyor? Rektörlerin keyfine göre mi oluyor" diye sordu. ÜNİPERSEN Genel Başkan Yardımcısı İsmail İdkin de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Tayin nakil problemi üniversite idari personeli için çözüldü" sözünün yere düşürüldüğünü söyleyerek, "Buradan anladığımız siz Cumhurbaşkanı'na da yalan söylemişsiniz" dedi.
Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN) Genel Başkanı İbrahim Güzel, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) önünde üniversite idari personelinin aile bütünlüğü ve adil tayin sistemi talebine ilişkin basın açıklaması yaptı. Beş gün süren bir eylem yapacaklarını belirten Güzel, "Eğer Yükseköğretim Kurulu tayin noktasında bir adım atmazsa yaz boyu biz buraya geleceğiz, burada açıklamamızı yapacağız. Tepkimizi ortaya koyacağız, ta ki üniversite idari personelinin tayin sorununa ilişkin çözüm bulunana kadar devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Altıncı dönem toplu sözleşmede 2021 yılında bir karar alındığını aktaran Güzel, yaşanan süreci şöyle özetledi:
"'Üniversite idari personelinin tayin sorununa ilişkin çalışma yapacağız' denildi. Bunun kararı alındı. Bu karara Çalışma Bakanlığı ve yetkili sendika imza attı ama aradan iki yıl geçti, bir tek işlem dahi yapılmadı. Sonrasında Yedinci Dönem Toplu Sözleşme geldiğinde hiçbir işlem yapmadıklarını hatırladıkları için tekrar aynı karar alındı ve tekrar alınan karardan yaklaşık bir yıl sonra Yüksek Öğretim Kurulu hazırlık çalışmasına başladı. Üniversite İdari Personelinin yer değişikliğine ilişkin talep topladı. 'Hazırlık çalışması yapıyoruz' dedi ve bir yıl boyunca sözde üzerinde çalıştı. Ama sonrasında bir yıl sonrasında tekrar talep topladığı ama ortaya koyduğu çalışma rektörlere mail üzerinden gönderilen listenin ötesine geçemedi. Bir usul esas yok, yönetmelik yok, takvim yok. Bu şekil bir çalışma yapıldı. Hatta yapılan çalışma bir tekrar revize edildi. Çünkü o kadar ciddi çalışmışlar ki sadece Excel listesinde bile hatalar oluştu ve bu liste tekrar yenilendi. Rektörlere mail atıldı. Ama idari personelden yer değişikliği için başvuran arkadaşların hiçbiri ne sorgulayacakları bir ekran vardı ne de öğrenebilecekleri bir platform. Sadece dilekçe ile üniversitelerine yazdılar. Biz eşleştik ve üniversitelere tercih yapmıştık. Üniversiteden gelen yanıt 'hiçbir kurumla ya da hiçbir kişiyle eşleşmeniz bulunmamaktadır' diye. Başka da bir şey yapılmadı. Ben kendim de başvuru yaptım ve aynı şekil kurumum olan Kırklareli Üniversitesi'ne dilekçe gönderdim. Bana gelen cevap da aynen bu şekilde, 'Hiçbir kişiyle eşleşmediniz.' "
Memurların kamu hizmeti yürütürken kamu ciddiyetiyle işini yaptığını söyleyen Güzel, "Bunu niçin yapıyoruz? Çünkü 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu da bunu söylüyor. Hangi kurumda çalışıyorsak o kurumdaki ilgili mevzuatta bunu söylüyor. Devlet yanlış yapmaz. Devlet hata yapmaz. Kişi hata yapabilir ama devletin hata yapma lüksü yoktur. Yanlış yapma lüksü yoktur. Ciddiyetsiz davranma lüksü hiç yoktur. Ama hemen arkamızda bulunan Yükseköğretim Kuruluna baktığımız zaman rektörlerin kişisel maillerine atılan bir Excel listesi var. X Üniversitesi'ndeki rektör, 'Ben istediğimi yaparım. Hiçbir hiç kimse de bir şey yapamaz. Ben bu listeyi hiç kimseye de göndermiyorum. Eşleşse de beni ilgilendirmez, eşleşmese de beni ilgilendirmez' dediğinde kim bunu sorgulayacak? Hangi kurum?" diye tepki gösterdi.
YÖK'ün kamu kurumu olduğunu unuttuğunu söyleyen Güzel, "Kamu kurumu ciddiyetinden uzak bir şekilde çalışma yaptı ve bu çalışmanın üzerinden de tam iki yıla yakın zaman geçti. Normalde kamu kurumlarından beklenen nedir? Yıl yıl üzerinden gidilmesi gerekiyor. Bir döngü olması gerekiyor. Tekrarı olması gerekiyor. Bir yıl aşkın süre geçti. Yaz aylarında Yükseköğretim yönetimi ile görüştüğümüzde iyi niyet noktasında bu sorun olmadığını, çalışma yapılma noktasında 'Biz üzerimize düşeni yapacağız' dediler. Ama şubat ayı geçti, mart ayı geçti, şu an haziran ayındayız. Hala bir çalışma yok. Bu çalışma YÖK Başkanı'nın keyfine göre mi oluyor? Rektörlerin keyfine göre mi oluyor? Yoksa asıl olması gereken kamu ciddiyetine göre mi olması gerekiyor?" ifadelerini kullandı.