Kocasinan Belediye Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde grafiker olarak çalışan Gürpınar, kentin bilinen ressamlarından dedesi Hüseyin Gürpınar'ın, babası Arif Sami Gürpınar'a aktardığı sanatı üçüncü nesil olarak sürdürüyor.

Yaklaşık 5 yılda kentteki 26 tarihi eseri teknik kalemle tuvaline aktaran Gürpınar, çizdiği eserleri biraz daha artırarak sergi açmayı planlıyor.

Muhammed Emin Gürpınar, AA muhabirine, dedesinin 1963'te Pazarören Köy Enstitüsü'nden mezun olduktan sonra öğretmen olarak Kayseri'ye geldiğini söyledi.

Dedesinin şehre geldikten sonra resim sanatına daha çok vakit ayırdığını belirten Gürpınar, "Dedem Kayseri'de resim sanatını icra eden nadir insanlardan birisiydi. Kayseri'nin ilk ressamlarından birisi diyebiliriz. Bu beceri dedemden çocuklarına, babamdan bana ve kardeşlerime aktarıldı. Ailede herkes bir şekilde resim sanatıyla ilgileniyor." dedi.

Yaklaşık 5 yıl önce Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar'ın da tavsiyesiyle kentteki tarihi eserleri çizmeye başladığını anımsatan Gürpınar, şöyle konuştu:

"Kayseri, zaten yaşayan bir açık hava müzesi gibi. Roma'dan Selçuklu'ya, Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan da günümüze gelene kadar birçok medeniyetin izlerini taşıyan bir kentte yaşıyoruz. Bunları çizmek benim için de bir ayrıcalık oldu. Taş yapıların birer hafızası olduğuna inanıyorum. Bu hafızayı kağıda, resme taşımak çok güzel bir duygu. Resim sanatının aynı zamanda belgeleyici bir yönü de var. Biz bu çizimlerle tarihi eserlerimizi kalıcı hale getirmek istiyoruz. Umarım bütün yapılar sağlam bir şekilde ayakta durur, resimlerle de bunu ölümsüz hale getiriyoruz."