Türkiye'nin enerji dönüşümünde stratejik bir rol üstlenerek çok kaynaklı üretim modeli, entegre yatırımları ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımıyla sekiz ilde faaliyet gösteren Ecogreen Enerji Holding; 30 güneş, 3 biyogaz ve 2 biyokütle santralinden oluşan çeşitlendirilmiş portföyü ile yaklaşık 180 MW kurulu güce ulaşarak yenilenebilir enerji alanında güçlü bir kurumsal yapı oluşturuyor.

Yıllık 431 milyon kWh temiz enerji üretimi ile yaklaşık 200 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayan şirket, aynı zamanda her yıl 810 bin ton karbon salımını engelleyerek çevresel sürdürülebilirliğe somut katkı sağlıyor. Portföyünde Türkiye'nin en büyük üçüncü güneş tarlalarından biri olan Niğde Bor YEKA GES'i de bulunduran Ecogreen Enerji, ölçek ve verimlilik odaklı yatırımlarıyla dikkat çekiyor.

"Türkiye'nin enerji arz güvenliğine uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamayı amaçlıyoruz"

Ecogreen Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu, şirketin konumunu şu sözlerle değerlendiriyor; "Yenilenebilir enerji alanında çeşitliliği stratejik bir güç olarak görüyoruz. Farklı kaynakları aynı vizyon altında birleştirerek, Türkiye'nin enerji arz güvenliğine uzun vadeli ve sürdürülebilir katkı sağlamayı amaçlıyoruz" dedi.

Ecogreen Enerji Holding'in iş modeli, enerji üretiminin ötesine geçerek döngüsel ekonomi yaklaşımını merkeze alıyor. Biyogaz ve biyokütle santrallerinde her yıl 400 bin ton organik atık enerjiye dönüştürülürken, süreç sonunda elde edilen kompost; şirket bünyesindeki Ecofer Gübre tesisinde yüksek katma değerli organomineral gübreye dönüştürülerek yeniden tarıma kazandırılıyor. Yıllık 90 bin ton üretim kapasitesine sahip bu tesis, enerji ile tarım arasında sürdürülebilir bir bağ kuruyor.

Bu bütüncül yaklaşımı değerlendiren Osman Uğurlu şu ifadeleri kullanıyor; "Biz enerjiyi yalnızca üretilecek bir kaynak olarak değil çevreyle, tarımla ve gelecekle kurulan stratejik bir bağ olarak görüyoruz. Atığı yeniden değer oluşturan bir girdiye dönüştüren entegre modelimizle; doğayı koruyan, tarımı güçlendiren ve ekonomik sürdürülebilirliği kalıcı hale getiren bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu yaklaşım, bugün olduğu kadar yarının Türkiye'si için de güçlü ve sorumlu bir enerji vizyonunu temsil ediyor" ifadelerini kullandı.