Selimiye Camisi’nin Restorasyon Sonrası Yeniden İbadete Açılışı ile Yapımı Tamamlanan Tesis ve Projelerin Toplu Açılışı ve Anahtar Teslim Töreni

"DÜNYA Dijital Dönüşüm Zirvesi 2026"da konuşan Şahin, içinde bulunulan çağda dijitalleşmenin artık belli sektörler ve kurumlarla sınırlı bir dönüşüm alanı olmaktan çıktığını söyledi.

İletişimden finansa, sanayiden lojistiğe, sağlıktan eğitime kadar hayatın her alanında dijital teknolojilerin şekillendirdiği bir dönemin içinde olunduğuna ve artık bu dönüşümden etkilenmeyen bir sektörün neredeyse olmadığına işaret eden Şahin, bugün bir çiftçinin verimliliğinden bir fabrikanın üretim kapasitesine, bir bankanın müşteri deneyiminden bir hastanenin hizmet kalitesine kadar her şeyin dijital teknolojilerle şekillendiğini ve dijital teknolojilerin artık yalnızca iş yapış biçimlerini değil, ülkelerin büyüme modellerini, rekabet dengelerini ve toplumların geleceğe hazırlanma kapasitesini de yeniden tanımladığını anlattı.

Dünya Ekonomik Forumu'nun, gelecek dönemde küresel büyümenin önemli bölümünün dijital teknolojiler ve verimlilik artışlarından kaynaklanacağını ortaya koyduğunu ifade eden Şahin, "Bu bağlamda dijital teknoloji harcamalarının artması bekleniyor. IDC'ye (Uluslararası Veri Şirketi) göre, küresel dijital dönüşüm harcamalarının 2028'e kadar yıllık 4 trilyon doların üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. Bu veriler bize açık bir gerçeği gösteriyor, dijitalleşme artık bir tercih değil, sürdürülebilir büyümenin, rekabet gücünün ve kalkınmanın temel unsurlarından biri haline gelmiş durumda." diye konuştu.

"İşte bu noktada güçlü, güvenilir ve yaygın dijital altyapıların varlığı devreye giriyor. Dijital dönüşüm denildiğinde çoğu zaman yapay zekayı, bulutu, büyük veriyi veya nesnelerin internetini konuşuyoruz ancak bütün bu teknolojilerin üzerinde yükseldiği görünmez ama kritik bir temel bulunuyor, o temel güçlü dijital altyapıdır. Bir fabrikanın üretim hattında çalışan sensörlerden bir bankanın anlık işlem altyapısına, bir öğrencinin çevrim içi eğitim deneyiminden bir hastanenin sağlık hizmetlerine kadar her süreç güçlü dijital altyapıya ve kesintisiz bağlantıya ihtiyaç duyuyor. Ülkemizin dijital geleceğini şekillendiren altyapıyı kuruyor, geliştiriyor ve geleceğe hazırlıyoruz. 550 bin kilometreyi aşan fiber ağımızla Türkiye'nin dört bir yanını birbirine bağlıyor, 57 milyondan fazla aboneye hizmet veriyoruz. Yıllardır sürdürdüğümüz altyapı yatırımları, bugün Türkiye’nin 5G yolculuğu için güçlü bir temel oluşturdu."

5G'yi yalnızca daha yüksek hız sunan yeni bir mobil iletişim teknolojisi olarak değerlendirmemek gerektiğini vurgulayan Şahin, "Bu teknoloji, sanayiden ulaşıma, sağlıktan enerjiye kadar pek çok sektörde verimliliği artıracak, yapay zeka ve nesnelerin interneti gibi yeni nesil teknolojilerin gerçek potansiyelini ortaya çıkaracak stratejik bir altyapı. 5G'nin başarısının temelinde güçlü fiber altyapı bulunuyor. Bu nedenle fiber yatırımlarımızı yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, Türkiye'yi 5G çağına hazırlamak için yaptık. LTE baz istasyonlarımızın yüzde 62’sini fiberle bağladık. Bu oran yalnızca dünya ortalamasının değil, Avrupa'nın önümüzdeki yıllar için belirlediği hedeflerin de üzerinde." ifadelerini kullandı.