İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyükşehirlerde giderek artan trafik yoğunluğu, fosil yakıt tüketimini yükselterek karbon salımını artırıyor ve kentlerin çevresel yükünü her geçen gün daha da ağırlaştırıyor.

Sıfır Atık Vakfı, trafiğin çevresel etkilerinin azaltılmasını; Sıfır Atık Hareketi Kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde küresel ölçekte güç kazanan Sıfır Atık Hareketi’nin temel hedefleri arasında yer alan kaynak verimliliği, iklim dostu yaşam ve sürdürülebilir şehirler vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyor.

Kent içi ulaşımda motorlu taşıtların yoğunluğu, karbondioksit (CO₂) başta olmak üzere sera gazı salımlarının önemli bir bölümünü oluşturuyor. Özellikle dur-kalk trafiğinin hâkim olduğu şehir merkezlerinde araçların yakıt tüketimi artarken, kilometre başına düşen emisyon miktarı da ciddi biçimde yükseliyor.

Bilimsel çalışmalar, akıcı trafik koşullarına kıyasla yoğun trafik ortamlarında karbon salımının belirgin biçimde arttığını ortaya koyuyor. Yapılan hesaplamalara göre ortalama bir binek araç yaklaşık 1,5 kilometrede 400 gram CO₂ emisyonu yayıyor. Bu durum, ulaşım sektörünü iklim değişikliğiyle mücadelede dönüşümün kaçınılmaz olduğu alanlardan biri haline getiriyor.

TÜİK’in yayımladığı “Sera Gazı Emisyon İstatistikleri, 1990–2023” verilerine göre, ulaştırma sektörünün toplam sera gazı emisyonları içindeki payı; enerji ve yakıt yanması başlıkları altında 97 milyon 351 bin ton ile ikinci sırada yer aldı. Taşımacılık türlerine göre sera gazı emisyonları içinde kara yolu taşımacılığının payı ise yüzde 95 seviyelerine ulaşıyor.

TÜİK’in “Taşıt-Kilometre İstatistikleri, 2024” verileri, trafiğe kayıtlı araç sayısının bir önceki yıla göre yüzde 9,3; taşıt-kilometre miktarının ise yüzde 10 arttığını ortaya koydu. Toplam taşıt-kilometrenin yüzde 39,4’ü dizel, yüzde 28,5’i LPG, yüzde 27,9’u benzinli araçlardan oluşurken; hibrit araçların payı yüzde 3,1, elektrikli araçların payı ise yalnızca yüzde 1 seviyesinde kaldı.