(İSTANBUL) TİP'li gençlerin MESEM protestosu davasının ilk duruşması Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi görüldü. Dosyada mağdur olarak yer alan bir güvenlik görevlisi de beyanında "Bana bir saldırı olmadı. Amirimiz arkadaşları dışarı çıkarın dedi. Müdahale ettik. Karşılıklı itişme oldu. 3-4 dakika uğraştık, sonra çıktılar" şeklinde konuştu. Beyanların iddia edilen suçların gerçekleşmediğini gösterdiğini belirten sanık avukatları da, özel güvenlik görevlilerinin anayasal bir hak olan protestoya müdahale etme yetkilerinin de bulunmadığına dikkat çekerek, "Buradaki sanıklar şikayetçi olsa özel güvenliklerin yargılanması gerekiyor. Ama bu gençlerin emekçilerle bir derdi yok" dedi.

Türkiye İşçi Partili 17 gencin sanık olarak yer aldığı MESEM protestosu davasının ilk duruşması Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nce Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görüldü. Saat 10.00 sıralarında başlayan duruşmada ilk olarak sanıklar dinlendi. Mahkeme başkanı sanıklara olayın oluş biçimine ilişkin sorular yöneltti. Sanıklar olaya ilişkin, eyleme başlamadan önce iş cinayetlerinde yaşamını yitiren çocukların kanını temsilen üzerlerine kırmızı boya sürdüklerini, ardından otele girerek protesto eylemine başladıkları sırada sivil giyimli kişilerin saldırısına uğradıklarını, müdahale sonucu arbede yaşandığını, ardından ise otelden çıkarak dışarıda basın açıklaması gerçekleştirdiklerini aktardı.

Savunmasında MESEM'lerde yaşamını yitiren çocukların isimlerini sayan gençlerden Atakan Özsan,  "Biz bu eylemi bu çocukların isimleri unutulmasın diye, belki Milli Eğitim Bakanının biraz yüzü kızarır diye yaptık. Biz gözaltındayken ve tutukluyken 3 çocuk daha iş cinayetinde katledildi. Bugün burada biz yargılanıyoruz. Hiç bir aile 14 yaşında bir çocuğun cebinden gelecek 5 bin liraya muhtaç kalmasın diye bu eylemi gerçekleştirdik. Bu insanları buna mecbur bırakanlar değil biz yargılanıyoruz" dedi. İfadeleri üzerine Özsan'ın savunmasına müdahale eden mahkeme başkanı "ideolojik yaklaşımla savunma yapma" uyarısında bulunarak olayın oluşunu anlatmasını istedi.

TİP Parti Meclisi ve Öğrenci Komitesi Üyesi Merve Akyel de savunmasında, "Burada yargılananlar bu ülkede çocukların hayatına sahip çıkan abilerdir, ablalardır. Sadece 1 yıl içinde yüze yakın çocuk, ihmaller, denetimsizlikler ve bu düzenin acımasızlığı sonucunda hayattan koparıldı. Bu çocuklar birer sayı, Bakanlık açıklamalarında üzeri örtülecek birer münferit olay hiç değil. Her birinin bir adı, bir yüzü, bir hayali ve bekleyen bir ailesi vardı... Çocukların ölümü sayıya çevrildikçe sorumlulukarın yükü hafifletiliyor. İsimler unutuldukça ihmaller aklanıyor" dedi.

TİP Parti Meclisi ve TİP'li Öğrenciler Sözcüsü Ilgaz Özer ise şöyle konuştu:

"16 arkadaşımızla birlikte, yalnızca bir grup patronun ve onların siyasi temsilcilerinin keyfini kaçırdığımız için, halıya boya döküldüğü, masanın devrildiği gibi uydurma sebeplerle tutuklanmamızın üzerinden 7 ay geçti. Bugün yargılanıyoruz. Bu yargılama benim açımdan 3 kuruş para için hayatta koparılan tüm kardeşlerinize karşı boynumuzun borcudur"