Haber: Ahmet ÜN – Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) - Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanvekili ve Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Alican Ebedinoğlu, esnafın yaşadığı sorunlara ilişkin düzenlediği basın açıklamasında, "Bugün Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Diyarbakır'da da esnaf ve sanatkarlarımız tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından birini yaşamaktadır. Artan maliyetler, yüksek faizler, düşen alım gücü ve daralan piyasa şartları altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız artık nefes alamaz hale gelmiştir" dedi.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanvekili ve Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı (DESOB) Alican Ebedinoğlu, kentteki 26 esnaf odası başkanıyla düzenlediği basın açıklamasında sektörde yaşanan sorunları dile getirdi.
Esnaf ve sanatkarların büyük zorluklar içinde olduğunu ifade eden Ebedinoğlu, "Bugün Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Diyarbakır'da da esnaf ve sanatkarlarımız tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından birini yaşamaktadır. Artan maliyetler, yüksek faizler, düşen alım gücü ve daralan piyasa şartları altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız artık nefes alamaz hale gelmiştir" diye konuştu.
Bağ-Kur primleri konusunda ortaya çıkan tablonun kabul edilemez bir noktaya ulaşıldığını söyleyen Ebedinoğlu, şöyle devam etti:
"Diyarbakır'da esnafımızın ancak yaklaşık yüzde 35'i Bağ-Kur primlerini düzenli ödeyebilmektedir. Geriye kalan yüzde 65'lik kesim ise her gün işleyen faizler nedeniyle borç batağına sürüklenmektedir. Bugün bir esnaf aylık yaklaşık 11 bin 800 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bırakılırken, yıllarca prim ödeyip emekli olduğunda aldığı maaş yalnızca yaklaşık 20 bin ila 21 bin TL aralarında kalmaktadır. Bu durum sosyal güvenlik sistemindeki adaletsizliğin en açık göstergesidir. Esnafımız çalışırken ağır prim yükü altında ezilmekte, emeklilikte ise insanca yaşayabilecek bir gelir elde edememektedir. Üstelik Bağ-Kur'lular hala prim günü konusunda işçilerle eşit şartlara sahip değildir. Yıllardır söz verilmesine rağmen prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200'e düşürülmesi konusunda somut bir adım atılmamıştır. Bu beklenti artık ertelenmemeli, verilen sözler yerine getirilmelidir."