TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarına ilişkin, "Gazze'de işlediği soykırım nedeniyle uluslararası toplumun vicdanında mahkum olan, Uluslararası Adalet Divanı önünde soykırım suçlamalarıyla yargılanan ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı verilen bir soykırım şebekesinin Türkiye'ye yönelttiği tehditlerin hiçbir hukuki, siyasi ve ahlaki karşılığı yoktur." ifadelerini kullandı.

Yüksel, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun açıklamalarına tepki gösterdi.

Soykırımcı, işgalci ve apartheid rejimi uygulayan İsrail yönetiminin, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik hadsiz ve mesnetsiz açıklamalarının, "işledikleri suçların üzerini örtme çabasından başka bir anlam taşımadığını" belirten Yüksel, şunları kaydetti:

"Gazze'de işlediği soykırım nedeniyle uluslararası toplumun vicdanında mahkum olan, Uluslararası Adalet Divanı önünde soykırım suçlamalarıyla yargılanan ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yakalama kararı verilen bir soykırım şebekesinin Türkiye'ye yönelttiği tehditlerin hiçbir hukuki, siyasi ve ahlaki karşılığı yoktur. Soykırım işleyenlerin, savaş suçlarının faillerinin ve uluslararası hukuku sistematik biçimde ihlal edenlerin insan hakları, demokrasi ve hukuk üzerine konuşması tarihin kaydettiği en büyük çelişkilerden biridir. Uluslararası Adalet Divanı'nın verdiği ihtiyati tedbir kararlarına rağmen saldırılarını sürdüren, Birleşmiş Milletler kararlarını sistematik şekilde yok sayan, uluslararası hukuku tanımayan ve hesap vermeyi reddeden İsrail yönetimi, yalnızca Gazze'de değil, tüm bölgede istikrarsızlığın, çatışmanın ve güvensizliğin kaynağı haline gelmiştir."

Filistin halkına yönelik onlarca yıldır devam eden işgal, ayrımcılık ve sistematik baskı politikalarının çok sayıda uluslararası kuruluş, insan hakları örgütü ve Birleşmiş Milletler raportörü tarafından "apartheid rejimi" olarak tanımlandığını kaydeden Yüksel, "Filistin topraklarındaki işgalin hukuka aykırı olduğu ise Uluslararası Adalet Divanı'nın danışma görüşüyle açıkça ortaya konulmuştur. Buna rağmen işgali derinleştiren, yasa dışı yerleşimleri genişleten ve Filistin halkının en temel haklarını gasp eden bir anlayışın meşruiyetten söz etmesi mümkün değildir." ifadelerini kullandı.

Yüksel, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, mülteci kamplarını, gazetecileri, sağlık çalışanlarını ve insani yardım görevlilerini hedef alan, açlığı, susuzluğu ve insani yardımların engellenmesini savaş yöntemi olarak kullanan, milyonlarca insanı zorla yerinden eden bir yönetimin, "insanlığın ortak vicdanında çoktan mahkum olduğunu" belirterek, açıklamasını şöyle sürdürdü: